Gündem

Tek parti dönemini bitiren 10 yıl

“YETER, SÖZ MİLLETİNDİR”

Aslında alelade bir afişti. Bir avuç içi görünüyordu. Üzerinde “Yeter, söz milletindir” yazıyordu. Bir dönemin sonunun sembolü oldu. Türkiye’de tek parti iktidarı dönemi bu afişle bitti.

5ebd0c8a17aca909e82b00e4

ÇOK PARTİLİ REJİM ATATÜRK’ÜN HAYALİYDİ, OLMADI

Genç Cumhuriyette, çok partili rejim Atatürk’ün hayaliydi. İki kez başarısız oldu. Önce 1924’de ardından 1930’da. Cumhuriyetin kurucusu, çok partili rejime geçişi göremeden hayata gözlerini yumdu. 1938 sonrası ise dünya karanlık bir döneme şahit oldu. Otoriter rejimler dönemiydi. Savaş için birkaç ay sürer dendi. Ama yıllar geçti. 1939’da başlayan ikinci dünya savaşı ancak 1945’te son buldu.

1946 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN SERT TARTIŞMALAR YAŞANDI

İkinci dünya savaşı sonrası, hem dünyada hem de Türkiye’de demokratikleşme adımları atılıyordu.Türkiye’de CHP dışında bir partiye izin çıktı. 1946’da Demokrat Parti kuruldu. Başında, Atatürk’ün en yakın çalışma arkadaşlarından olan Celal Bayar vardı.

Demokrat Parti kurulur kurulmaz, ilk sınavıyla karşı karşıya kaldı. Daha parti örgütlenmesini sağlamamıştı. CHP Meclis Grubu erken seçim kararı aldı. Temmuz 1946’da yapılan tek dereceli seçimlerde açık oy, gizli sayım yöntemi kullanıldı. Seçimlerde CHP 395, Demokrat 66 milletvekilliği kazandı. Bu, Türkiye tarihinin en tartışmalı seçimlerinden biriydi.

Ama siyasetin engebeli yolu hem CHP hem de DP’yi zorluyordu. CHP’de hükümeti kurmakla görevlendirilen Recep Peker, Demokrat Parti’ye karşı sert bir politika izliyordu. Baskılara dayanamadı, İsmet İnönü de desteğini çekince bir yıl sonra görevini bırakmak zorunda kaldı. Ardından yeni hükümeti Hasan Saka kurdu. Onun döneminde CHP ve DP ilişkileri daha ılımlıydı.

Bu yumuşama DP’de çatırdamalara neden oldu. Demokrat Parti bölündü.CHP’ye karşı sert siyaset izlenmesini isteyen bir grup, Millet Partisi’ni kurdu. Sandalye sayısı 31’e düşen Demokrat Parti, dağılma tehlikesi yaşıyordu. İç siyasette söylemi sertleştiren Demokrat Parti, CHP’den seçim yasasının değiştirilmesini istedi.

Artık 1949 olmuştu. Seçim kanunu, uzun çalışmalar sonucu CHP ve DP’nin uzlaşmasıyla 16 Şubat 1950 tarihinde yeniden düzenlendi. Kanuna göre seçimler tek dereceli, eşit ve gizli oy ve açık tasnife göre yapılacaktı. Ve her il bir seçim çevresi kabul ediliyor, liste usulü çoğunluk sistemi ilkelerine dayanıyordu.

Demokrat Parti ve Millet Partisi kendi iç çekişmeleriyle uğraşırken, CHP daha ılımlı bir politika izliyordu. Medrese eğitimi almış olan Şemsettin Günaltay, Başbakan olmuştu. Tekke ve türbeler açıldı, ilkokullara din dersi koyuldu. Tam bu sırada CHP Meclis Grubu, 21 Mart’ta ani bir kararla seçim kararı aldı. 14 Mayıs’ta Türkiye seçime gidecekti.

Aslında CHP’nin seçim vaatleriyle Demokrat Parti’ninkiler arasında büyük bir fark yoktu. Yasal bir engel olmadığı halde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şemsettin Günaltay dışında hiçbir CHP’li, iki yerden birden adaylığını koymadı. CHP, hem verilen ödünlerle muhalefet partilerine kayacak oyları geri çekeceğini düşünüyor hem de çoğunluk sistemine de güvenerek seçimleri açık farkla kazanacağına inanıyordu. Ama öyle olmadı.

SEÇİM KAMPANYASI TARİHİNİN EN UNUTULMAZ SLOGANI OLDU

1950 seçimleri Türk seçim tarihinin en başarılı kampanyalarından birine sahne oldu. “Yeter söz milletindir” sloganı siyasi tarihte eşi görülmemiş bir etki yarattı. Demokrat Parti’nin en etkili propoganda aracı bu afiş oldu. Ankara’da Teknik Öğretim Müsteşarlığı’nda çalışan Selçuk Milar, sloganı bularak afişi hazırladığı için CHP hükümeti tarafından Urfa’ya tayin edildi.

1950 SEÇİMİNDE DP YÜZDE 55 OYLA İKTİDARA GELDİ

Mayıs 1950 seçimlerine gidilirken Türkiye’nin nufüsü 20 milyondu. Yaklaşık 8 milyon oy kullanıldı. Ani seçimle iktidarı elinde tutmaya çalışan CHP için seçimler tam bir yıkım oldu.

DP’nin üstünlüğüyle sonuçlanan seçimler sonunda, CHP 27 yıllık iktidarını yitirdi. Liste usulü çoğunluk sistemi nedeniyle oyların yüzde 55’ini alan DP, 416 milletvekilliğiyle TBMM’deki sandalyelerin yüzde 85’ini kazandı. CHP ise yüzde 40 oy oranıyla kazandığı 69 milletvekilliğiyle TBMM’nin ancak yüzde 14’ünü elde edebildi.

Seçimler sonrası Meclis, yeni cumhurbaşkanını da seçti. 22 Mayıs 1950’de Celal Bayar, Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı oldu. Aynı gün Adnan Menderes başkanlığındaki ilk DP hükümeti de kuruldu. Celal Bayar’dan boşalan DP Genel Başkanlığı’na da 9 Haziran’da Adnan Menderes getirildi.

1950 SONRASI DP İKTİDARI 1960 DARBESİ’NE DEK SÜRDÜ

Tek parti döneminin sona erdiği seçimler sonrası Türkiye, 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı ile yönetilecekti. Sonrasında yaşananlar ise Türkiye’nin acı tarihinin karanlık sayfalarında yer alacaktı. 27 Mayıs’ta yaşanan askeri darbe sonrası hükümet üyeleri tutuklanacak. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edilecekti.

Haber Merkezi

Milenyum çağında, eve internet girdiğinden beri araştırıyorum. Yeni konular öğreniyorum.
İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı