Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fatih Sondaj Gemimiz 29 Mayıs’ta Karadeniz’e açılacak

Yassıada, darbenin 60’ıncı yıl dönümünde, 5 yıllık çalışmaların sonunda Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak Erdoğan ve Bahçeli tarafından açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları; 

“SADECE DEMOKRASİ DEĞİL ADALET ADINA UTANÇ VERİCİYDİ”

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntacının gerçekleştiği darbenin ardından yaşananlar sadece demokrasimiz adına değil adalet adına utanç vericiydi.

Bizzat faillerin itirafıyla önceden verilen emirlerin uygulanması şeklinde geçen yargılanmaların sonuç büyük faciayla bitmişti.  

FATİH SONDAJ GEMİMİZ 29 MAYIS’TA KARADENİZ’E AÇILACAK

Kaç tane sondaj gemimizin Akdeniz’de olduğunu bilmeyecek kadar bunlar cehalet timsalidir.

Fatih Sondaj Gemimiz 29 Mayıs’ta yeni sondajlar için Boğaz’dan geçerek Karadeniz’e açılacak.

“BİR YARGILAMA DEĞİL BİR HUKUK CİNAYETİ”

Milli iradenin temsilcisi konumundaki Demokrat Parti yöneticilerinin her türlü hakaret, işkenceye maruz kaldığı yargılamalar burada yapılmıştı. Aslında burada yapılan yargılama değil ülkenin meşru yöneticilerine bir hukuk cinayetiydi. 

“BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANINI İNTİHARA TEŞEBBÜS NOKTASINA GETİRDİLER”

Aylar boyunca tam anlamıyla bir zulüm makinesi işletilmiştir. Ülkenin cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, komutanlar, milletvekilleri, bürokratları insanlık dışı muamelelere maruz bırakıldılar. İstiklal Harbimizin kahramanlarından olan bu ülkenin cumhurbaşkanını intihara teşebbüs noktasına getirdiler. 

“GENELKURMAYBAŞKANINI BİR TEĞMENE TOKATLATTILAR”

Nezaketi, kibarlığı insani hasletleri dillere destan olan Başbakanı idama getirirken bile prostat muyanesi yapacak kadar alçaldılar. Genelkurmay Başkanı’nı darbecilere katılmayı reddettiği için bir teğmene tokatlatarak tarihte görülmemiş rezillikler sergilediler.

İdam kararları burada alınmıştı. Her üç kahraman da idam sephasına vakarla, gururla, inançla yürüdü. Yaklaşık 16 ay sonra 16-17 Eylül 1961 tarihinde gerçekleşen bu idamlar milletimizin yüreğine kor bir ateş gibi düşmüştü. O gün hukuk ve adalet ayaklar altına alınarak milletin bu üç adamı değil bizatihi milli iradenin ta kendisi olmuştur idama gönderilen.

Yassıada kurulan tiyatro mahkemelerde yargılanan rahmetli Menderes ve arkadaşları değil, tarih, kültür, değerler ve inançlarıyla milletimizdir. Ama Türk milletinin kalbindeki sevgiyi söndürmeye bir avuç darbecinin gücü yetmizdi. Sürgüne gönderilen ‘dan idam kararlarının hukuki ve meşru olmadığını belirterek trajediyi engellemek için çırpınan merhum Alparslan Türkeş’i de rahmetle yadediyoruz.

İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkanlar:

CEPHELEŞEREK SONUÇ ALAMAYIZ

Yassıada’da hukuka deli gömleği giydirilmiştir. Burada sadece 1950-60 dönemi yargılanmamış, irade ve egemenliğin yegane sahibi aziz milletimizin takdir ve tercihleri de hazin şekilde sorguya çekilmiştir.

Demokrasi pek çok tanımının yanında, tahammül sistemi, sabır rejimidir. Şartlar nasıl tezahür ederse etsin milletin verdiği yetkiyi yine alacak milletin kendisidir. Sandıktan çıkan sonuç, zorla, silah yoluyla tahrip ve tasfiye edilirse acıklı olaylar zincirleme halinde yaşanacaktır.

Cepheleşerek sonuç alamayacağımız görülmelidir. Çatışmanın ve çekişmenin sonu olmadığı bilinmelidir. Hala darbeye umut bağlayanların varlığı, tedavisi olmayan ihanet virüsüne delalettir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu