Gündem

Prof. Dr. Nihat Dipova’dan Akdeniz’deki depremlerle ilgili değerlendirme

Akdeniz’de 2 Mayıs’ta büyüklüğü 6,4 ve 5,2’ye varan üst üste depremler kaydedildi. Bilim insanları da havzadaki hareketliliği yakından takip ediyor.

Prof. Dr. Dipova, AA muhabirine, Akdeniz’deki depremlerin Türkiye’ye çok yakın olmaması nedeniyle pek hissedilmediğini, Rodos civarındaki depremlerin ise yakın kıyı bölgelerinde hissedildiğini söyledi. Afrika kıtasında kuzeye doğru hareketlenme olduğunu ve bu nedenle Akdeniz tabanında bir sıkışma oluştuğunu ifade eden Dipova, bu durumun da Akdeniz’in ortasındaki fay hattında kırık meydana getirdiğini belirtti. 

Fayın kuzeye doğru eğimli bir kırık yüzey oluşturduğunu aktaran Dipova, “Deniz tabanı, Anadolu ve Yunanistan kara parçalarının altına doğru hareket etti. Bir tür ‘dalma’ davranışı oluşturduğu için bu faylara ‘dalma-batma’ fayı diyoruz. Son deprem de bu fay üzerinde oldu.” diye konuştu. 

“DEPREM ODAKLARI UZAKTA YA DA DERİNDE”

Aynı fayın doğu uzantısının Antalya Körfezi açıklarından başlayıp Antalya kentinin altına doğru daldığını dile getiren Dipova, “Bu fay üzerinde çok sayıda 6’dan büyük depremler oldu ancak Antalya merkezinde pek hissedilmedi. Bunun nedeni de depremlerin odaklarının ya çok uzakta ya da çok derinde olmasıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Deprem dalgalarının uzaklığı katederken genliklerinin azaldığını, dolayısıyla hissedilen sarsıntının da çok düşük şiddetli olduğunu belirten Dipova, bu durumu Antalya için avantaj olarak değerlendirdi. 

Girit depremlerinin en fazla Muğla ve Antalya’nın batı kıyılarını etkilendiğini ifade eden Dipova, bu bölgelerin başka aktif faylara da yakın olduğunu kaydetti. 

Prof. Dr. Dipova, fayın bir kesimindeki hareketliliğin diğer bölgelerde de gerilme birikmesine sebep olduğunu ve bu durumun da gelecekte fayın diğer kesimlerinde yaşanacak depremlerin gerekçesi olacağını bildirdi.

Antalya şehir merkezinin olası bu depremleri, kentin faya yakın batı bölgelerine göre zayıf şiddetli hissedeceğine işaret eden Dipova, “Artçı depremlerin magnitüdleri (büyüklükleri) azalarak devam ediyor. Bu nedenle yakın zamanda daha büyük bir deprem beklememek gerekir.” ifadesini kullandı. 

“YAPI VE ZEMİN SAĞLAM OLMALI” 

Dipova, binaların inşa edildiği zemin ve yapının sağlamlık derecesinin önemine işaret ederek zayıf zemin ve yapıda deprem sarsıntısının daha fazla hissedileceğini, hasarların da büyük olacağını vurguladı.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Dipova, yapı ve zemin sağlamlığı konusuna dikkat edilmesi uyarısında bulundu.

Haber Merkezi

Milenyum çağında, eve internet girdiğinden beri araştırıyorum. Yeni konular öğreniyorum.
İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı