Gündem

Nadir notalardan oluşan eski fasıllar yeniden seslendirildi

İSTANBUL (AA) – ZEYNEP RAKİPOĞLU – İstanbul Üniversitesi (İÜ) Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) sanatçıları, “Suzidil Faslı CD Projesi” kapsamında, Ermeni kemani Agopos Alyanak’ın “Hamparsum” notasıyla yazılı defterlerinden çevrilen ve Suzidil eserlerden oluşan şarkı faslını yeniden seslendirdi.

Osmanlı müzik tarihi eser birikiminin Darülelhan’ın mirasına yakışır biçimde ve Türk musikisinin “uygulama-icra-eğitim” boyutlarının akademik seviyede yer bulması için kurulan OMAR, fasıl geleneğini bugüne taşıyan başarılı bir çalışmaya imza atıyor.

OMAR sanatçıları, “Suzidil Faslı CD Projesi” kapsamında, fasıl geleneğinin yaşayan en önemli isimlerinden Serhanende Nurettin Çelik’in hocası Ermeni kemani Agopos Alyanak’ın nadir olduğu bilinen “Hamparsum” notasıyla yazılı defterlerinden çevirdiği Suzidil eserlerden oluşan şarkı faslını yeniden seslendirdi.

21 eser, bir ara taksim ve gazelin bulunduğu fasıl albümünün kaydı, Serhanende Nurettin Çelik’in de katıldığı uzun süren provalar sonrasında Ada Stüdyo’da gerçekleştirildi.

Temmuz ayında çıkartılacak olan “Serhanende Nurettin Çelik’le Suzidil Faslı” adlı albüm, ekim ayında İÜ Rektörlük Binası Mavi Salon’da düzenlenmesi planlanan tanıtım konserinin ardından sanatseverlerle buluşacak.

Albümün kitapçığına, eserlerin tıpkıbasımlı notaları ile fasıl geleneğinin evrilişi ve bugüne gelişi ile Suzidil faslının önemi üzerine kaleme alınan bir yazı da eklenecek.

– “Fasıllarda 19. yüzyıldan itibaren şarkı formu öne çıktı”

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan OMAR Müdürü Gönül Paçacı Tunçay, faslı “aynı makamdaki eserlerin arka arkaya dizildiği, çok eskiden beri mevcut olan ama içeriğinin giderek değiştiği bir toplu icra biçimi” olarak tanımladı.

Tunçay, peşrev veya taksimle başlayıp murabbalarla devam eden klasik fasılların giderek değiştiğini ve 19. yüzyılın sonlarından itibaren şarkı formunun öne geçmesiyle fasılların yalnızca ağırdan hareketliye doğru sıralanan şarkılarla oluşturulmaya başlandığını anlattı.

OMAR’da yaptığı çalışmalar kapsamında, ilk matbu nota yayıncılarından İsmet Süleyman ve Hacı Emin Efendi’nin rast fasıllarını, dönemlerinin anlayışıyla stüdyoda seslendirdiklerini ifade eden Tunçay, Hacı Emin Efendi’nin Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunan ve piyano eşliğiyle yazılmış eserlerin yer aldığı rast faslını, “Hacı Emin Efendi Notaları Neşriyatı” konulu bir lansman konseriyle tanıtacaklarını söyledi.

1850’lerin ortasından itibaren şarkı fasıllarının yayınlanmaya başladığına işaret eden Tunçay, bunların en meşhurlarından birinin de Muallim İsmail Hakkı beyin 1900’lerin başında çıkardığı Mahzen-i Esrar-ı Musiki adlı eseri olduğunu kaydetti.

“Müzikoloji yani müzik bilimi, müziğin kendisinden uzak olmamaktır.” diyen Tunçay, şu değerlendirmede bulundu:

“Müzik yalnızca kağıt üzerinden çalışıldığı zaman ses boyutu ve dolayısıyla hayati tarafı eksik kalıyor. İcrada da aynı şey geçerli, sadece şarkı söylemek bugünün anlayışıyla yeterli bir şey değil, onun da gerisinde yatan dengeyi, müzikteki gelişmeyi, onunla ilgili olan serencamı bilmek lazım. Müzikte bu ikisini bir arada duymak, duyurmak daha doğru bir yaklaşım. Biz de böyle yaparak basılıp yayıldığı dönemlerden itibaren bu fasıl anlayışı nasıl değişmiş, eserlerin farklı kaynaklardan geldiği zaman aralarında ne gibi farklar var, bunları ortaya çıkarmaya çalıştık. OMARŞİV portalında da eserlerin notalarının farklı versiyonlarının yan yana görülmesini sağlıyoruz.”

– “Notalar yeniden yazıldı, aylarca prova yaptık”

“Serhanende Nurettin Çelik’le Suzidil Faslı” adlı albüme ilişkin bilgi veren Tunçay, gazinolardaki fasıl ortamlarından yetişen ama konservatuvarı da bitiren Nurettin Çelik’in albüm için seslendirmelere destek verdiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nurettin Bey’in bazı sağlık sorunları var ama sesi ve zihni pırıl pırıl. En önemlisi de Agopos Alyanak diye dönemin ünlü hocasından ders almış. Daha çok Ermeni cemaatinin o dönem çok yaygın kullandığı ‘hamparsum’ diye değişik bir notalama cinsi var, batı notasından farklı. Nurettin Bey’in elinde, hocası Agopos Alyanak’tan kalan nota defterleri var. ‘Nurettin ağabey, kendi zevkine göre istediğin eserleri seç, bir şarkı faslı yapalım.’ dedim. Burada sadece bilgi değil de o görgünün içinden gelmek, sıralama mantığı, arada okunan gazel ve ara nağmeler çok önemli. Nurettin Bey notaların büyük kısmını oradan seçti. Ben de eski yazı versiyonlarına baktım. Repertuvarı oluşturduk. OMAR’daki 15 kişilik grubumuzla aylarca prova ettik. O notalar yeniden yazıldı. O ara nağme ona uydu, uymadı… 2-3 ay çok yoğun prova yaptık. Nurettin Bey bir kere provaya geldi. Sonra stüdyodan gün alıp orada da prova yaptıktan sonra kaydı gerçekleştirdik.”

– “Fasılda 21 eser, bir ara taksim ve gazel yer alıyor”

“Suzidil”in, gönül yakıcı anlamına gelen bir makam adı olduğunu aktaran Tunçay, Suzidil Faslı’nın tamamlanan kaydında 21 eser, bir ara taksimi ve Nurettin Çelik’in okuduğu bir gazelin bulunduğunu kaydetti.

Tunçay, Serhanende Nurettin Çelik’le Suzidil Faslı albümü için bir kitapçık hazırladıklarını belirterek, “Nurettin Bey’le onun yetişmesi, müzik anlayışı, hocalarıyla ilişkisi ve o dönem gazino, müzik ortamları, şehir kültürü üzerine uzunca bir söyleşi yaptım. Müziğe olan hakimiyetini ve samimiyetini de çok iyi biliyorum. Fasıl anlayışının evrilişi, bugüne gelişi ve kaydını yaptığımız Suzidil faslının önemi üzerine bir yazı kaleme aldım. CD’nin kitapçığına koyacağız.” diye konuştu.

– “Albümün miks-masteringi geldi”

CD yayınlandığında Nurettin Çelik’in hocalarının eserleriyle eylül-ekim gibi bir konser yapacaklarını dile getiren Tunçay, şöyle devam etti:

“Albümün kayıtları bitti. Ada Müzik’ten miks-masteringi geldi ve eserlerin bağlantı yerlerini kontrol ettik. Çünkü fasıl, bağlantılı bir icra biçimi. Sürekli ara nağmelerle kopmadan sonuna kadar geliyor. Başında peşrev, sonunda saz semaisi, yavaştan hızlıya doğru şarkılardan oluşuyor. Arada bir durduğumuz yer var. Bu noktada taksim denilen doğaçlama bir saz eseri yer alıyor ve bir de eserin arasında gazel var. Nurettin Bey bir seferde okudu ve kaydedildi. Faslın kaydı bütün gün sürdü. Uzun uzun provalar yapılmamış olsaydı bir günde bitmezdi.”

Tunçay, Hacı Emin Efendi ve İsmet Süleyman’dan başlayarak bütün eski fasılları, en sona Suzidil Faslı’nı da ekleyip bir seri halinde ayrıca yayımlayacaklarını söyledi.

– “Suzidil Faslı’nı da internete yükleyeceğiz”

Seslendirmelerini yaptıkları ve dijitale taşıdıkları yayınları sitelerinden ve sosyal medya hesaplarından ilan ettiklerini dile getiren Tunçay, “Hiçbir şeyi parayla satmıyoruz, kültür hizmeti bunlar. Bizden talepte bulunan kişilere bunları ücretsiz, sadece kargo ücreti karşılığında gönderiyoruz. Çok ciddi talep geliyor. Temmuz ortalarına kadar Suzidil Faslı CD’si elimizde olacak. Biraz üstünden zaman geçince onu da internete yükleyeceğiz. İÜ Rektörlük binasındaki Mavi Salon’da düzenleyeceğimiz konserde de CD’yi dağıtacağız.” ifadelerini kullandı.

Tunçay, yaptıkları proje ve çalışmalarla Osmanlı müzik eserlerinin çok farklı dönemlerdeki farklı yazımlarını ve versiyonlarını bir arada getirdikleri ve çoklu arama yapılabilen arama karşılaştırma portalı OMARŞİV projesini güçlendirdiklerini sözlerine ekledi.

Nadir notalardan oluşan eski fasıllar yeniden seslendirildi

Nadir notalardan oluşan eski fasıllar yeniden seslendirildi

Nadir notalardan oluşan eski fasıllar yeniden seslendirildi

Nadir notalardan oluşan eski fasıllar yeniden seslendirildi

Kaynak: AA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı