Gündem

Malezyalı ve Endonezyalı akademisyenler, 15 Temmuz’u konuştu

KUALA LUMPUR (AA) – Malezya ve Endonezya’dan akademisyenler, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde, darbe girişimi ve Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) dair görüşlerini paylaşmak üzere sanal ortamda bir araya geldi.

Osmanlı-Malay Araştırmaları Merkezi ve Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinin internet ortamında düzenlediği “15 Temmuz Darbe Girişimi: Güneydoğu Asya’dan Görüşler” isimli seminerde akademisyenler, darbe girişimininin Türkiye’ye etkileri ve FETÖ yapılanmasının örgütlenme biçimini değerlendirdi.

Seminerin moderatörlüğünü yapan İbni Haldun Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Özay, Türkiye’deki askeri darbeler tarihi ve darbelerin Türk siyasetiyle toplum yapısına etkisini anlatan kısa bir giriş konuşması yaptı.

– “FETÖ, darbe teşebbüslerine 15 Temmuz’dan önce başladı”

FETÖ’nün seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik çabalarının 15 Temmuz’dan yıllar önce başladığını vurgulayan Dr. Özay, “FETÖ, bundan önceki darbe girişimlerini 2012’deki 7 Şubat MİT krizi ve 2013’deki Gezi Parkı eylemleriyle denemiştir. Bu iki hareketin arkasında FETÖ gizlice yer almış fakat başarılı olamamıştır.” dedi.

Dr. Özay, 15 Temmuz’da yaşananların sıradan bir askeri darbeden farklı olduğunu kaydetti ve “Bu girişim, eşi benzeri bulunmaz bir hadisedir. Eğitim ve medya sektörlerinde büyümüş ve devlet dairelerinde örgütlenmiş sözde bir cemaatin, devleti ele geçirme çabasıdır.” şeklinde konuştu.

Daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Ahmed Azam Abdul Rahman, FETÖ’nün darbe girişimi ve kendisinin 15 Temmuz öncesinde FETÖ yapılanmasıyla yaşadığı tecrübeleri paylaştı.

– “FETÖ ve Malezya’daki Al-Arkam örgütleri benzerlik içeriyor”

FETÖ yapılanmasını ilk olarak 1990’lı yıllarda tanıdığını belirten Prof. Ahmed, “Bu yıllarda Türkiye’ye yaptığım ziyaretlerde bu yapılanmaya ait okulları, öğrenci yurtlarını ve medya organlarını gördüm. İlerleyen yıllarda Fetullah Gülen hakkında daha detaylı bilgiler elde edince, bu hareketle ilişkimizi yeniden gözden geçirme kararı aldık ve nihayet 15 Temmuz’da kendileri gerçek yüzlerini dünyaya gösterdi.” ifadelerini kullandı.

Prof. Ahmed, FETÖ yapılanmasının Malezya’da 1990’lı yıllarda etkisini artıran ve 1994’de yasaklanan Al-Arkam örgütüne benzerliğine dikkati çekerek, “İki örgüt de lider kültü etrafında birleşmiştir. Örgütlerin liderleri, Peygamberimizle konuştuğunu iddia ederek etrafındaki insanları körü körüne kendilerini takip etmeye zorlamıştır.” dedi.

FETÖ’nün içeriden örgütlenerek Türkiye’yi yok etme teşebbüsünün, İslam aleminin kaderi için çok önemli bir mesele olduğuna vurgu yapan Prof. Ahmed, darbe girişimiyle başa çıkmış bir ülke olarak Türkiye’nin, ilerleyen yıllarda İslam dünyasında giderek güçleneceğini söyledi.

– “Darbe teşebbüsü zamanında Türkiye’deydim”

Endonezya Devlet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Şevkullah, 15 Temmuz sonrasında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik durumuna dair hazırladığı sunumunu paylaştı.

Darbe girişimi sırasında Türkiye’de Marmara Üniversitesinde doktora eğitimi aldığını anlatan Dr. Muhammed, “Darbe teşebbüsünün ardından CNN gibi uluslararası medya kuruluşlarına o gün yaşadıklarımı ve FETÖ’nün gerçek yüzünü anlattım. Endonezya basınında bazı gazete ve dergilere de FETÖ’nün hain girişimine dair yazılar kaleme aldım.” dedi.

FETÖ’nün kısa zamanda devleti ele geçirmeye teşebbüs edecek kadar örgütlenmesine değinen Dr. Muhammed, “Eğitim yoluyla insan yetiştirmesi, propaganda gücü, kendi içlerinde dayanışma halinde olmaları, bağış toplama faaliyetleri ve kendi uygulamalarını geliştirip aralarında güvenli iletişim sağlamaları, FETÖ’yü etkili kılmıştır. Geliştirdikleri Whatsapp benzeri ‘Bylock’ uygulaması buna örnektir.” şeklinde konuştu.

Malezya Ar-Rany Devlet İslam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hasbi Amiruddin, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’nin toparlanması ve gelişmesinden çok mutlu olduğunu dile getirerek konuşmasına başladı.

– “Erdoğan Türkiye’nin uluslararası itibarını korumuştur”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu süreci yönetme kabiliyetini ve liderliğini başarılı bulduğunu belirten Prof. Hasbi, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası itibarını korumuş, ekonomisini istikrarlı kılmış ve Türkiye’yi güçlü ülkeler arasına sokmuştur. Dünyanın her yerinde ezilen Müslümanların sesi olan bir lider olarak diğer Müslüman devletleri de İslam dünyasının sorunlarına dair konuşma hususunda cesaretlendirmiştir. Benim memleketim Endonezya’nın Açe eyaletinde Erdoğan ve Türkiye’nin ismi büyük saygıyla yad edilmektedir. En son Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına yönelik hamlesi, Açe’de dualarla kutlanmıştır.”

Endonezya Devlet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Yon Mahmudi ise FETÖ yapılanmasının dünyada benzerlerine dikkati çekti ve “FETÖ’nün yaptığı bu ihanet, türünün tek örneği değildir. Kendi milletine ve devletine sadakatı olmayan bu tür hareketler dünyanın birçok ülkesinde devletlerine zarar veren girişimlerde bulunmuştur.” ifadelerini kullandı.

Dr. Yon, “Fanatik destekçileri olan hareketler, şiddet ve aşırılığa gitmeye meyillidir. FETÖ de böyle bir fenomen olarak ortaya çıkmış ve dini bir cemaat adı altında şiddete yönelmiştir.” dedi.

– “Medya gücü, FETÖ’nün dünyada yıllarca etkili olmasını sağlamıştır”

Seminerin ikinci bölümünde Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mohd Moniruzzaman, FETÖ’nün medya alanındaki faaliyetleri ve kullandığı propaganda gücünü irdeledi.

15 Temmuz’un düm dünyada hatırlanması gereken bir gün olduğunun altını çizen Doç. Dr. Moniruzzaman, “FETÖ, İslam’dan ilham alarak yola çıkmış fakat yanlış metotlar uygulayarak Türkiye’ye zarar veren bir yapı haline gelmiştir.” diye konuştu.

Moniruzzaman, “Medya gücü, FETÖ’nün Türkiye’de ve dünyada yıllarca etkili olmasını sağlamıştır.” dedi.

Kaynak: AA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı