Gündem

Kandilli Rasathanesi İstanbul depreminin büyüklüğünü açıkladı,3 ilçeyi uyardı!

2020 yılında Elazığ ve İzmir’de meydana gelen depremlerin acısı Marmara’da olması beklenen için ‘nin hazır olmadığını ve olası sorunların hala gözler önünde olduğunu serdi. Uzmanlar kentsel dönüşüm için hızlıca aksiyon yapılması gerektiğini ifade etmiş, ‘da 100 binlerce binanın depremde yıkılabileceğini ifade etmişti. Depremin ne zaman olacağına ilişkin çok sayıda tahmin ve öngörü bulunurken Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat ve çok sayıda rasathane çalışanı aralıksız olarak çalışmalarını sürdürüyor. Milliyet’ten Mert İnan’a konuşan Prof. Dr. Haluk Özener ve Dr. Doğan Kalafat, Marmara Deniz tabanı içinde 2013’ten bu yana yaptıkları çalışmalarda ortaya çıkan son tespitleri paylaştı. İki bilim insanı pandemi döneminin deprem araştırmalarının hızını sekteye uğratmasından yakındı.

Kandilli Rasathanesi İstanbul depreminin büyüklüğünü açıkladı,3 ilçeyi uyardı!

Prof. Dr. Haluk Özener, 8 yıl önce Japonlarla “Marmara Deniz Tabanı Gözlemevi Projesi’ne başladıklarını ve bu projeden çok kapsamlı veriler elde ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Deniz tabanına yerleştirdiğimiz elektrik alan ölçüm cihazları, tabandaki kabuk deformasyonlarını belirleyen açılma ölçerlerin yanı sıra deniz tabanı mikro-deprem ölçüm cihazları ile tabandaki sismik gözlemlere ait veriler bize yeni bilgiler sundu. İlk bulgular ‘batı paçası’ dediğimiz segmentte yılda 1.5 santim sağ yanal atım gözlemlendi. “

Kandilli Rasathanesi İstanbul'un 3 ilçesini uyardı: Faylar bu bölgelerde kırılacak

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener

“FAY HATTINDA ENERJİ SALINIMI TESPİT EDİLDİ”

Prof. Dr. Haluk Özener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani Kuzey Anadolu Fay Hattı yılda 2.5 santim batıya doğru kayarken, Tekirdağ-Şarköy açıklarından Marmara Ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) 1.5 santim sağ yanal atım, yine bu segmentte 1 santimlik sürekli enerji salınımı tespit edildi. Bu boşalım diğer segmentlere göre daha düşük bir risk olarak yorumlanabilir. Tekirdağ-Şarköy açıklarından Marmara Ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) boyunca yapılan ölçüm sonuçlarına göre bu alandaki deprem riski Silivri’den- açıklarına uzanan orta segmentten daha düşük olarak yorumlanabilir.”

Kandilli Rasathanesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat da Marmara’dan geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun 2 ana kola ayrıldığını ifade ederek, Marmara Denizi’nde tek bir fay parçası olmadığını belirtti.

ENERJİ BİRİKİYOR, DEPREMLER DERİNLERDE GERÇEKLEŞECEK

“Birçok fay parçası (segment) var ama biz Kuzey kolu üzerindeki ana fay parçalarını inceliyoruz.” diyen Doğan Kalafat, “Fay zonunun Marmara Denizi’nden geçen Kuzey kolu genel olarak Batı, Orta, Doğu olmak üzere 3 ana parçadan oluşuyor. Batı ve orta segmenteki çalışmalarımız bitmek üzere. İstanbul Prens Adaları açlıklarından Çınarcık-Yalova açıklarına uzanan doğu segmentine ait veriler ise pandeminin sona ermesiyle ele alınacak. Veriler bize batı segmentindeki enerjinin daha yavaş biriktiğini ve bu alandaki depremlerin daha derinde gerçekleştiğini göstermiştir. Bu nedenle de batı segmentte olası deprem olma potansiyelinin göreceli olarak daha az risk taşıdığı şeklinde yorumlanabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kandilli Rasathanesi İstanbul'un 3 ilçesini uyardı: Faylar bu bölgelerde kırılacak

“SİSMİK HIZLARDA DEĞİŞKENLİKLER GÖRÜLMÜŞTÜR”

Doğan Kalafat, özel  ölçüm cihazlarından alınan bilgilerin analizinden yararlandıklarını belirterek,” Batı segmentindeki yoğun enerji boşalımı söz konusu. Ancak Orta Marmara’da daha sıkıntılı bir tablo söz konusu. Bu segmentte en son meydana gelen depremin 1766’da olduğu çeşitli bilim adamları tarafından kabul edilmektedir. Yaklaşık 250 yılı aşkın süredir deprem olmamış bir alanda riskin daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca orta segmentte Japonlar ile yaptığımız çalışmada, sismik hızlarda değişkenlikler, hız kontrasları görülmüştür.” dedi.  

Kandilli Rasathanesi İstanbul'un 3 ilçesini uyardı: Faylar bu bölgelerde kırılacak

ÜÇ İLÇEDE YAŞAYANLAR RİSK ALTINDA

Kalafat sözlerine şöyle devam etti:

“Düşük hıza sahip alanlarda sismik aktivite daha yüksek ancak sismik aktivitenin düşük olduğu alanlarda sismik hızların yüksek olduğunu gördük. Eldeki verilere göre Silivri açıklarından Büyükçekmece’ye doğru uzanan orta segmentin gelecekte meydana gelebilecek depremler için aday olduğu şeklinde yorumlanabilir. Hız kontrasları olası kırılmanın olacağı yerleri gösteriyor. Yalova açıklarından Prens Adaları’nın önünden doğru uzanan parçadaki çalışmaları henüz tamamlamış değiliz. Şimdiye kadar elde ettiğimiz verilere göre yüksek anomalilerinin görüldüğü orta segment (Silivri-Kumburgaz-Büyükçekmece) açıkları. Olası kırılmanın beklendiği alan olarak öne çıkıyor.” 

Kandilli Enstitüsü’nün Türkiye genelinde 450 istasyon üzerinden 7/24 saat veri topladığını anlatan Prof. Dr. Haluk Özener, İstanbul’un bir bütün halinde ele alınarak kentsel dönüşümle depreme hazırlanması hatta gerekirse belli bölgelerde transfer alanları yaratılarak, dönüşümün gerçekleştirilmesinin doğru olacağını kaydetti.

Kandilli Rasathanesi İstanbul'un 3 ilçesini uyardı: Faylar bu bölgelerde kırılacak

“MARMARA DEPREMİ’NİN BÜYÜKLÜĞÜ 7’NİN ÜZERİNDE OLACAK”

Kuzey Anadolu Fay’ı üzerindeki depremlerin ve 1939 Erzincan depreminden sonra insanların Batı’ya doğru göç ettiğini belirten Prof. Özener, olası Marmara depremine ilişkin şöyle konuştu:

“Başta İstanbul’u etkileyecek Marmara Depremi’nin büyüklüğü 7’nin üzerinde olacak. Tarih veremiyoruz. Bu aşamada yapılabilecek tek şey deprem zararlarını azaltmak. Bu tek parçalı bir kırık olabileceği gibi birden fazla kırılmayı da içinde barındırabilir. Marmara Denizi’nin altından geçen tek bir fay parçası yok. Birçok ve birbirinden farklı kırık parçaları söz konusu. Her bir kırık parçası kendine has özellikler barındırıyor. Batı segmentinde daha derinde depremler olurken, orta segmentte depremler daha sığ gerçekleşiyor. Ancak ‘Orta segment’in belli yerlerinde ise hiç deprem aktivitesi görülmemektedir. Tüm bu yorumlar elde edilen verilerin analizine dayalı olarak yapılıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı