Gündem

Kafeler saat kaça kadar açık olacak?

Kafeler saat kaça kadar açık olacak? Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Cumhurbaşkanı başkanlığında ‘de toplandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 16:00’da başlayan kabine toplantısının sona ermesinin ardından açıklamalarda bulundu. Birçok kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar sonrası konuya ilişkin internette arama yapmaya başladı. Peki Kafeler saat kaça kadar açık olacak? Ayrıntılar haberimizde…

Kafeler saat kaça kadar açık olacak?

KAFELER SAAT KAÇA KADAR AÇIK OLACAK?

Beştepe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan alınan yeni kararları açıkladı:

Lokanta, restoran ve kafelerin kapanma saati 22:00’den 24’e uzatılmıştır.

Nikah salonları 15 haziran düğün salonları 1 temmuzdan itibaren hizmet vermeye başlayacak

Tiyatro ve sinemalar 1 Temmuz’dan itibaren faaliyete geçecek.

65 yaş üstü kişiler saat 10:00 ile 20:00 arası dışarı çıkabilecek.

18 yaş altı kısıtlama ebeveynleriyle birlikte olma şartıyla tümüyle kaldırıldı.

Restoranlar saat kaça kadar açık olacak?

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde saat 16.00’da başlayan kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Önceki gün vefat eden, vefat yıldönümlerinde özlemle yadettiğimiz Abdurrahim Karakoç ve Cahit Zarifoğlu’na bir kez daha Allah’tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum.

Bu şahirlerimiz sadece kendi dönemlerini değil nesilleri etkisi altında bırakmış iki büyük gönül insanıdır.

Müteffekkiri, sanatçısı, şairi, yazarı azalan millet kalbi ve damarları kurayan bir insan gibidir. Bir süre sonra yok oluşu kaçınılmazdır. Bu bakımdan medeniyetimizin sembolleri olan değerlerimize sahip çıkarken yeni değerler yetiştirmenin de çabası içinde olmalıyız.

Uzun bir aradan sonra yüzyüze gerçekleştirdiğimiz kabine toplantımız az önce sona erdi.

Toplantımızda normalleşme takvimi çerçevesinde attığımız adımların çok yönlü değerlendirmesini yaptık. Özellikle Avrupa ile karşılaştırdığında en az kısıtlama, can kaybıyla atlattığımız bir gerçektir. Bu musibetin kökü tamamen kazınana kadar hayatımızı maske, mesafe, temizlik ilkeleri çerçevesinde düzenlememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum..

Yeni normal dediğimiz düzenin bir süre daha devam edeceği gerçeğine kendimizi alıştırmalıyız. Hamdolsun hastane, ilaç, maske, solunum cihazına kadar bu mücadeleyi yürütmek için ihtiyaç duyduğumuz her türlü imkana sahibiz.

Hizmete açtığımız hastanelerimizin yatak ve yoğun bakım kapasiteleri dahi pekçok ülkenin toplamıyla yarışacak düzeydedir.

Yeni yaptığımız hastaneler sayesinde kendimizi güvende hissediyoruz. Genel sağlık sigortası sistemimiz dünyaya örnek olmuştur. Doktor, hemşire, teknisyen, temizlik görevlisi sayıları 1 milyon 100 bini bulan sağlık ordusuyla 82 milyonun hizmetindeyiz.

Elbette zaman zaman istemediğimiz görüntülere şahit oluyoruz. Bu tür olumsuzlukların istisna, kurallara riayetin genel olduğu kanaatindeyim.

Salgın sonrası üretim ve ticaret ilişkilerinde ülkemizin öne çıkması için sağlık tedbirleri ve ekonomik tedbirleri sıkı tutmak mecburiyetindeyiz. İstiklal harbimiz sonrasında dünyadaki büyük dönüşümleri değerlendirmekte yeteri kadar başarılı olamamıştık. Bu defa inşallah herşey çok farklı gelişecek.

Milletimden işine, gücüne sıkı sıkıya sarılarak bu sürece destek vermesini bekliyorum. 2023 hedeflerine ulaşmaya en yakın olduğumuz dönemdeyiz.

Gelin tarihi tekerrür değil tekemmül ettirerek bunu hep birlikte başaralım. Gelin milli iradeye sahip çıkarak, ekonomimizi büyüterek, istiklalimizi koruyarak , güvenliğimizi sınırlarımızın ötesine taşıyarak tek yumruk halinde bu büyük şahlanışını zaferle neticelendirelim.

Darbelerin, cuntaların, vesayetin pençesinden kurtarıp her alanda yerli ve milli zihniyetin hakim olması için borcumuzu ancak bu şekilde ödeyebiliriz.

Restoranlar saat kaça kadar açık olacak?

Aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Uluslararası sağlık yardımlarımız, ilaç geliştirme çalışmalarımızla ilgili önemli gelişmeler var.

Bugüne kadar destek verdiğimiz ülke sayısı 120’yi bulmuştur. Hekimlerimizin kullandığı ilacı TÜBİAT çatısı altında çalışan bilim insanlarımız kendi senteziyle üretmeyi başardı. Sağlık Bakanlığımızın ruhsat süresini tamamlamasının ardından kullanıma sunulacaktır.

2020 yılında dünya genelinde büyük üretim kayıpları, milli gelirlerde küçülmeler, işsizlik oranlarında yükselişler bekleniyor. Hükümet ve merkez bankaları ekonomilerini, sistemlerini desteklemek amacıyla önlem paketleri açıkladı. Özellikle Amerika’da ve Avrupa’da oldukça yüksek miktarlarda açıklanan destek paketlerine rağmen toparlanmanın yavaş ve sınırlı olduğu görünüyor. Kamu yardımların da yakın gelecekte ekonomiye ağır yük getireceği anlaşılıyor.

Sağlam ekonomik yapımız sayesinde tüm vatandaşlarına ücretsiz tedavi imkanı sunabilen nadir ülkelerden birisi olduk.

18 yıl önce yola çıkarken ‘Biz ülkemizi dört temel taş üzerinde yükselteceğiz’. Bunun birincisi eğitim, ikincisi sağlık, üçüncüsü adalet, dördüncüsü emniyet demiştik. Bu dört önemli temel taşı yerine koyduk. Üzerine ulaşım, tarım, enerji, dış politika bütün bunlarla beraber artık yerinde duramayan ve güçlenen, ileriye yürüyen bir ülke.

İstihdam ve iş gücü piyasamızı ayakta tutma ile vatandaşlarımızın gelir kaybının önüne geçtik. 5,5 milyon ailemize 1 milyon lira karşılıksız yardımda bulunduk.

Kamu bankalarımız aracılığı ile çok kolay şartlarda düşük maliyetli finansman desteklerini devreye alarak nakit ihtiyacımızı karşıladık. Çalışanlarımızı korumak için işten çıkarılmayı yasakladık. Mart ayından bu yana 3 milyondan fazla kişi kısa çalışma uygulamasından yararlandı. Bu kapsamda yaklaşık 5 milyar lira ödeme yaptık. Ücretsiz izne ayrılanlarla kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayanlara ise aylık 1777 TL nakdi ücret desteği vermeye başladık.

Geliri 5 bin liranın altında olan 6,7 milyon vatandaşımıza 40 milyar lira finansman desteği verdik. aracılığı ile esnafımıza 27 milyar lira finansman sağladık. Yüzde 97’sini KOBİ’lerin oluşturduğu işletmeye finansman tahsisi yaptık. Esnafı, sanatkar, sanayici, üreticimizin, çalışanlarımızın yanında yer almaya devam edeceğiz.

Ağustos 2018’de başlayan kur atakları, spekülatif saldırıların etkilerini gidermek için verdiğimiz mücadeleyi salgın döneminde de başarıyla sürdürdük. Enflasyon ve faizlerin düşüşe geçtiği, makro ekonomik göstergelerde başarıların elde edildiği dengelenme sürecinin kazanımlarına sahip çıktık.

Dışarıdan hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan, şirketlerimize, esnafımıza ve vatandaşımıza destek olduk. Her talebe anında dönüş yaparak destek mekanizmalarını devreye aldık. Konutta tarihin en düşük maliyetleri, en kolay ödeme imkanlarını içeren finansman desteğini milletimizin istifadesine sunduk. Otomotiv ve turizmde de piyasalara destek olacak finansman imkanlarını sağladık.

Devreye aldığımız adımlar Türkiye’nin ekonomik açıdan ne kadar sağlam durumda olduğunu gösterdi. Özellikle istihdamda gerçekleştireceğimiz sıçrama ile bu kazanımları taçlandırmak var. Türkiye’nin istihdam kalkanı adıyla çok kapsamlı bir reform paketi hazırladık. İstihdam kalkanındaki amacımız işsiz kalan vatandaşlarımızın yeniden istihdama katılmalarını sağlamaktır.

Kur saldırısı ve salgın öncesinden daha iyi bir istihdam seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Çalışanlarını kısa çalışmaya geçiren işverenlerimize normalleşme desteği vereceğiz. Normalleşmeyi teşvik edecek mekanizma kuracağız. Kovid19’un istihdam üzerindeki etkilerini en aza indirip gayret edeceğiz.

Kısmi ya da esnek çalışma alanında işgücü piyasamızı daha da verimli hale getirecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz. 25 yaş altındakilerinin istihdamını destekleyeceğiz. 25 yaş altı gençlerin, 50 yaş üzerinde olanların kolay şekilde istihdam edilmelerini sağlayacağız. Çalışanlara tamamlayıcı emeklilik sigortası sağlayacak çalışmayı başlatıyoruz.

Bu sigorta ile aynı zamanda ilave emeklilik desteği alınmasını sağlayacağız. Böyle çalışanlarımız emeklilikte daha da rahat edecektir. Türkiye’nin istihdam kalkanını sürekli hale getirmeyi hedefliyoruz. Esnafı, küçük işletme, yatırımcılarımıza üretim, istihdam için uzun vadeli kaynak sağlayacak sistem kuracağız.

Bütün bunlar devam ederken bir diğer taraftan malum devlet terörle de mücadelesini veriyor. Dağda, taşta her yerde. Cudi, Gabar polisimiz, mehmetçiğimiz, güvenlik koruyucularımız, jandarmalarımız hep birlikte terörle mücadeleyi bayram seyran demeden devam ettirdi, devam ettirecek. Bunun da bir maliyeti var. Milli ve yerli yüzde 20 gibi bir savunma sanayinde güce sahipken şu anda yüzde 70’e çıkardık.

Bütün bu yatırımlar aynen devam etti. Türkiye bütün bu alanlarda güçlenen ve bu mücadele bu şekilde devam ettiği içindir ki, hamdolsun güneydoğuda, doğuda o eski sıkıntılı anlar tarih oldu. Yeterli mi? Değil. Tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Türkiye’nin diğer tarafta da istihdam kalkanı ile ilgili çalışmaların ayrıntılarını Aile Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve Hazime ve Maliye Bakanlığımız kamuoyuyla etraflıca paylaşacak. İstihdamı sürekli destekleyecek kalıcı bir atılımın desteklemek istiyoruz.

Yeni dönemde üretim ve ihracat odaklı büyüme politikamızı daha güçlü şekilde uygulamakta kararlıyız. Sanayicimize daha çok destek vereceğiz. Yatırımların yüksek ve orta yüksek teknoloji sektörlere yönelmesini sağlayacağız. Ülkelerin salgın döneminde kendi kendine yetebilmesinin önemi daha iyi anlaşıldı. Türkiye olarak yerli ve milli üretimini güçlendirecek çok önemli adımlar attık.

Ertelenen yatırımların daha güçlü bir şekilde devreye alınmasını temin etmeyi hedifleyoruz. Salgın sürecinde yürüttüğümüz başarılı mücadele ile dünyada en iyiler arasında yer aldığımızı gösterdik.

Salgın sonrasında dünya ekonomisindeki yerini daha da güçlendireceğiz. Yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisini yüzde 4,5 ile yüksek bir büyüme performansı gösterdiğini dünya artık görüyor, biliyor.

İçeridekiler hala anlamak istemiyor. Bakıyorsunuz OECD Türkiye’yi ilk çeyrekte 4,5’la gösteriyor. G-20 aynı şekilde birinci sırada gösteriyor. Belki ikinci çeyrekte olumsuz bazı gelişmeler olabilir. Ama 3. ve 4. çeyrekte bu büyümeyi yakalayacağız. Nisan’daki kayıplarımıza rağmen Mayıs ayı öncü göstergeleri ekonomimizin hızlı bir toparlanma içerisinde olduğuna işaret ediyor.

Amerika şu anda 45 milyona yakın işsizi var. Türkiye bütün bu şartlara rağmen dimdik ayakta duruyor ve şu anda da bütün vatandaşlarına her türlü imkanı sağlamanın gayesi içerisindedir. Toparlanmanın yerini hızlı büyümeye bırakacaktır inşallah.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı