Gündem

Havai fişek yapımında kullanılan kimyasallar çevreyi tehdit ediyor

İSTANBUL (AA) – ZEYNEP RAKİPOĞLU – İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Doç. Dr. Musa Şahin, perkloratın, havai fişek ve diğer patlayıcılarda kullanılan inorganik bir kimyasal olduğunu belirterek, “Özellikle havai fişek üretim tesisleri ve havai fişek teşhir alanları çevresinde bulunan yeraltı suyu ve yüzey suyunda perklorat konsantrasyonlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kanıtlar perklorat kirleticilerinin çok geniş kapsamlı ekolojik etkilerinin olduğunu göstermektedir.” dedi.

Şahin, Sakarya Hendek’teki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada havaya salınan kimyasal gaza ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Patlama sırasında oluşan metal atomlarının havayı, suyu ve toprağı zehirleyen aerosollerin içinde yer aldığını belirten Şahin, “Solunduğunda veya yutulduğunda bu metaller kusma, ishal veya astım ataklarından böbrek hastalığına, kardiyo toksik etkilere ve çeşitli kanserlere kadar çok çeşitli kısa ve uzun süreli reaksiyonlara neden olabilir. Havai fişekler, ince parçacıklar halinde, zehirli aerosoller ve ağır metaller içeren toksik bir sis ya da duman oluşturur. Dolayısıyla kimyasal içeriklerden oluşan bir gazdan söz etmek yerindedir.” diye konuştu.

Havai fişeklerdeki metal tuzlar ve patlayıcı olarak kullanılan kimyasal içeriklerin oksijenle etkileşim göstererek kimyasal değişikliklere uğradığına işaret eden Şahin, bu kimyasal reaksiyon sonucunda karbondioksitin, karbonmonoksit ve azot gibi gazlarda serbest hale geldiğini, bu gazların iklim değişikliğinden sorumlu birincil sera gazlarından bazıları olduğunu söyledi.

– “Havai fişeklerden çevreye yayılan toksit kimyasallar kalıcı”

Doç. Dr. Şahin, havai fişeklerin görsel etkilerinin geçici olmasına rağmen çevreye yayılan toksik kimyasalların kalıcı olduğuna ve her yıl bu toksik karışıma daha fazlasının eklendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Elbette, başka birçok çevre kirliliği kaynağı vardır ve tüm bu toksik kimyasalların birikimi önemle dikkate alınması gereken bir durumdur. Yurt dışında yapılan bir çalışma, havai fişek aktivitesinden sonra yakında bulunan bir göletin yüzey sularındaki perklorat konsantrasyonlarının, 14 saat sonra yükseldiğini, ortalama başlangıç değerinin 24 ila 1028 katına ulaştığını ve 20 ila 80 gün içinde arka plan seviyelerine geri döndüğünü ortaya koymuştur. Perklorat, havai fişek ve diğer patlayıcılarda kullanılan inorganik bir kimyasaldır. Özellikle havai fişek üretim tesisleri ve havai fişek teşhir alanları çevresinde bulunan yeraltı suyu ve yüzey suyunda perklorat konsantrasyonlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Perklorat kirliliği üzerine çok çalışma yapılmamasına rağmen, kanıtlar perklorat kirleticilerinin çok geniş kapsamlı ekolojik etkilerinin olduğunu göstermektedir.”

– “Bu kimyasallar gıda zincirine hızla girip birikmekte”

Havai fişek gösterisini takip eden gün, astım ve diğer solunum problemleri için hastaneye başvuruların artış gösterdiğini tespit eden çalışmaların bildirildiğini aktaran Şahin, “Bu kimyasalların rüzgar aracılığıyla çevredeki tarlalarda yetişen bitkilerin üzerine de yerleşebileceği öngörülüyor. Şu anda havai fişeklerin sağlık üzerindeki etkilerine odaklanan çok fazla yayınlanmış araştırma olmasa da çeşitli biyoakümülatif ve toksik kimyasallar bu sektörde kullanmaktadırlar. Bu kimyasalların çok uzun bir süre çevrede kaldıklarını, bozulmaya karşı son derece dirençli olduklarını ve gıda zincirine kolayca girip hızla biriktiklerini bilmekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Doç. Dr. Musa Şahin, bu tür olaylarda ilk etapta mümkün mertebe bu gaz bulutu ve kirlenmiş hava ile temasın kesilmesi veya en aza indirilmesi gerektiğini vurgulayarak, daha sonrasında çeşitli rüzgar hareketlilikleri sonucunda bu kimyasalların toksisitesinde doğrudan düşüş olacağının öngörüldüğünü kaydetti.

Kaynak: AA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı