Gündem

DHA İSTANBUL BÜLTENİ – 3 

1- AYASOFYA ÖNÜNDE HAREKETLİLİK SÜRÜYOR

İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ AKTAŞ, AYASOFYA’DA İNCELEMELERDE BULUNDU

İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Ayasofya Camii’nde incelemelerde bulundu.

Cami statüsü alan Ayasofya önünde bugün de hareketlilik sürüyor. Sabah saatlerinden itibaren çok sayıda kişi Ayasofya önüne geldi.

Polis ekiplerinin Ayasofya önünde yoğun güvenlik önlemi aldı. İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş da denetimleri yerinde kontrol etmek için Ayasofya’ya geldi. Öğlen ezanı okunmasından yaklaşık 20 dakika kadar önce gelen Aktaş, Ayasofya’nın içine girdi. Aktaş, Ayasofya’da yaklaşık 40 dakika kalmasının ardından Ayasofya’dan ayrıldı.

VATANDAŞLAR EZANA YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ

Öğle namazı saatinde Ayasofya’da ezan okunmasına meydanda bekleyen vatandaşlar, yoğun ilgi gösterdi. Yüzlerce vatandaş cep telefonlarıyla Ayasofya’da ezan okunmasını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

—————-

İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın Ayasofya’ya girmesi

Ayasofya’da ezan okunması

Vatandaşların ezan okunduğu anları kaydetmesi

Vatandaşların tekbir getirmesi

Dua okunması

İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın Ayasofya’dan çıkışı

İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın arabaya binişi ve ayrılışı

Ayasofya’dan görüntü

===================

2- (geniş haber) KORONAVİRÜS HASTALARINI GETİREN AMBULANS UÇAK ATATÜRK HAVALİMANI’NA İNDİ

KAZAKİSTAN ve Azerbaycan koronavirüs hastası getiren ambulans uçak, Atatürk Havalimanı’na indi.

Kazakistan’da koronavirüs nedeniyle tedavi gören 39 yaşındaki İbrahim K., 55 yaşındaki Halil K. ve 42 yaşındaki İbrahim B. ile Azerbaycan’da tedavi gören 41 yaşındaki Ali U. Türkiye’de tedavi edilmeyi talep etti. Talep üzerine yapılan inceleme sonucunda başlatılan nakil operasyonu kapsamında Sağlık Bakanlığına ait TC-CJB kuyruk numaralı ambulans uçak, dün Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan havalandı. Planlama kapsamında uçak, Almatı-Astana-Bakü güzergahlarının ardından Türkiye’ye geldi.

İlk olarak İbrahim B. Ankara Esenboğa Havalimanı, Ali U. ise Adana Havalimanı’nda bekleyen ambulanslar ile tedavi görecekleri hastanelere nakledildi. Daha sonra İstanbul Atatürk Havalimanı’na inen uçaktaki İbrahim K. ve Halil K. de tedavi altına alınmak üzere ambulansa nakledildi. İki kişi ambulansla hastaneye götürüldü.

Görüntü Dökümü:

——————–

– Uçağın görüntüsü

– Ambulansların görüntüsü

– Özel kıyafetli sağlıkçılar

– Detaylar

====================

(HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE)

3- ŞİLE PLAJLARINDA HAFTA SONU YOĞUNLUĞU

– İstanbul’da hafta sonu akına uğrayan Şile plajlarında yoğunluk yaşanıyor.

– Güneşlenen çoğu kişinin açık alanda maske takma zorunluluğuna uymadığı görülürken, sosyal mesafe kuralları da plajlarda büyük ölçüde hiçe sayılıyor.

İstanbulluların hafta sonu akın ettiği Şile plajlarında yoğunluk yaşanıyor. Hafta sonunun gelmesiyle birlikte çok sayıda İstanbullu Şile’ye akın etti. Havanın da sıcak olmasıyla birlikte Şile plajlarını dolduran vatandaşlar denize girip, şezlonglarda güneşlendi. Açık ve toplu alanlarda maske takma zorunluluğuna uyulmadığı görülürken, şezlonglarda güneşlenenlerin sosyal mesafe kuralına uymaması dikkat çekti. Şile Ayazma plajında yaşanan yoğunluk havadan da görüntülendi.

“MASKEMİZ YOK AMA GÖZLÜĞÜMÜZ VE ŞAPKAMIZ VAR”

Arkadaşlarıyla birlikte Şile’ye gelen Alkan Uçkar, “Su harika, insanlar nezih. Koronavirüsten korkumuz var ama yapacak bir şey yok. Tedbir amaçlı maskemiz yok ama gözlüğümüz ve şapkamız var. Denizde böyle yüzüyoruz. Bunlar koronavirüsten korumuyor ama takdiri ilahi Allah’ındır. Koronavirüs olmasak iyi olur ama yapacak bir şey yok yani. Sonuç itibarıyla geldik. Çocuklarımız denize girelim diye ısrarcı oldu. İnşallah ciddi anlamda bir vaka ile karşı karşıya kalmayız” şeklinde konuştu.

“SOSYAL MESAFEYE UYULMADIĞINI GÖRÜYORUZ”

Ailesiyle plaja gelen Özkan Küçük, “Biraz koronavirüsten dolayı insanlarımız bunalmıştı. Birazcık da tatil ihtiyacımız var. Tabii sosyal mesafe noktasında sıkıntılarımız var. Sosyal mesafeye uyulmadığını görüyoruz. Normalde deniz dışında maske takmam lazım ama biraz riayet etmediğimiz oluyor. Endişelerimiz vardı ama zamanla biraz azaldı. Bu vaka sayılarının düşmesi, vefat edenlerin sayısının azalması herhalde bizi biraz rahatlattı. Bu açıdan kendimize özeleştiri yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:

—————–

-Plajdan görüntüler

-Denize girenler

-Güneşlenenler

-Vatandaşlarla röportajlar

-Havadan görüntüler

-Muhabir anonsu (Semih Çalışkan)

-Detay görüntüler

=======================

4 – JANDARMADAN MESİRE ALANLARINDA SOSYAL MESAFE VE MASKE DENETİMİ

İSTANBUL İl Jandarma Komutanlığı ekipleri , mesire alanlarında sosyal mesafe ve maske denetimi yaptı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Arnavutköy’de mesire alanlarında sosyal mesafe ve maske denetimi yaptı. 723 personelle yapılan denetimlerde kurallara uymayanlar uyarıldı. Hafta sonu olması nedeniyle mesire alanlarında pikniğe gelenlerin yoğun olduğu görüldü. Vatandaşlar sosyal mesafe ve maske konusunda sık sık uyarıldı. Denetimlerde, izinli bölgelerde mangal yakanlardan da dikkatli olması istendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

—————-

· Jandarma tarafından vatandaşlara uyarılarda bulunması

· Jandarmanın maske ve sosyal mesafe kontrolü

· Piknik yapan vatandaşlar

· Jandarma ekiplerinden detay

· Genel ve detaylar

===========================

(ÖZEL)

5- 15 TEMMUZ GECESİ 14 YAŞINDA GAZİ OLMUŞTU; HEDEFİ DOKTOR OLMAK

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi’ndeki darbeci askerlere karşı direnmek için Saraçhane Parkı’na geldiğinden omuzundan vurulduğunda henüz 14 yaşında olan Adviye Gül İsmailoğlu şimdi doktor olmak istiyor. Annesi Sevim İsmailoğlu kızının vurulduğu noktada, “Bir anne olarak düşünemiyorsun o anda çünkü vatanınız olmazsa hiçbir şeyiniz olmaz” diyor.

“ABLAM ABDESTLERİMİZİ ALDIK, BİRBİRİMİZLE HELALLEŞTİK VE BAYRAKLARIMIZI DA ALIP DIŞARIYA ÇIKTIK”

anlattı.

Adviye Gül İsmailoğlu, “O geççe haberi biraz geç öğrendik, aile büyüklerimizi ziyarete gittik. Haber alır almaz da dışarıya çıkmak istedik. O zaman ben darbenin ne olduğunu aslında çok iyi bilmiyordum, 14 yaşındaydım ama yine de şu anda ülkemizin darbe gibi kötü bir şeye, bizi geriletecek bir şeye ihtiyacı olmadığından en azından emindim. O yüzden bize ne olup bittiğine bakmak ve karşı koymak istedik. Annem de Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklama yapmasını beklememiz gerektiğini söyledi yanlış bir şey yapmamamız için. Sonunda şükürler olsun o da çıkıp halkı meydanlara davet ettiği zaman biz de ailecek, annem, babam, ablam abdestlerimizi aldık, birbirimizle helalleştik ve bayraklarımızı da alıp dışarıya çıktık. Dışarıya çıkarken aslında biz hala kendi askerimizle karşı karşıya olacağımızı düşünüyorduk. Ama yine de her şeye hazırlıklıydık. Anneme de sormuştum, “eğer orada bize bir şey olursa, ölürsek, şehit olur muyuz?” diye. O da “biz oraya vatanımız için gidiyoruz, vatan sevgisi de imandandır. Eğer ölürsek şehit oluruz, kalırsak da gazi” dedi. Bu dua ile geldik aslında buraya” dedi.

“G3 MERMİLERİNİ ÜZERİMİZE YAĞMUR GİBİ YAĞDIRMAYA BAŞLADILAR”

İsmailoğlu, “Çıkarken niyetimiz buraya gelmek değil, valiliğe gitmekti. Ama herkes o gece kendi nasibini alacağı yere gitti. Buraya geldiğimizde asker kılığına girmiş hainlerin 15-20 tanesi yola barikat kurmuşlardı. Arkalarında da 2-3 tane askeri kamyonet vardı. Ellerinde G3 tüfekleriyle insanları vurmaya başlamışlardı ayaklarından. Biz de yaklaşık 100-200 kişiydik. Elimizde hiçbir silah yoktu. Bayraklarımızın sopaları bile yoktu onlara attığımız, küfür bile etmiyorduk. Sadece tekbir getiriyorduk, en fazla “asker kışlaya” demişliğimiz var. Biz gitgide arttık, üstlerine yürümeye başlayınca onlarda bizim geri çekilmeyeceğimizi, korkmayacağımızı anladılar. G3 mermilerini üzerimize yağmur gibi yağdırmaya başladılar. Biz mecburen geri çekilmek, yere çökmek zorunda kaldık. Ama her fırsatta tekrar ayağa kalkıp üstlerine yürümeye devam ediyorduk. Normalde böyle bir şey olsa insan arkasına bakmadan kaçar gider. Ama rabbim bize o gece öyle bir cesaret vermişti ki, gerçekten içimizden korkuyu almıştı ki, o vatan sevgisiyle, imanımızın gücüyle, Allah’a güvenmemizle korkusuzca üstlerine gitmeye devam ediyorduk” diye konuştu.

“G3 MERMİSİ SIRTIMDA DA 15 SANTİM GENİŞLİĞİNDE BİR DELİK AÇARAK ÇIKMIŞTI”

İsmailoğlu, “Tam burada yere çöktük” diyerek vurulduğu noktayı gösterip sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ağacın dibine bir yaralı kendini zor attı. Onun çığlıyla refleks olarak ayağa kalktım ve ona yardım etmek istedim. Tam o anda sırtımda bir acı hissettim. Aslında ilk başta onların kendi askerimiz olduğunu düşündüğüm için ihanete rağmen, plastik mermi gibi bir şey olabileceğini düşünüyordum. G3 gibi mermi hayal edemiyordum. Bilmiyordum tabi öyle bir şey olduğunu da. G3 mermisi sol kolumdan girmiş, kürek kemiğimi parçalayıp ciğerlerimin ikisine de hasar verip, sırtımda da 15 santim genişliğinde bir delik açarak çıkmıştı. O yüzden acıyı sırtımda hissettim. Sonrasında babam beni yakındaki hastaneye götürdü. Orada da her yer yaralı doluydu. Bütün bekleme koltuklarında, yerlerde, her yerde hastalar vardı, her yer kanlar içindeydi. Yanımızdan gaziler, şehitler geçiyordu. Beni de orada tedavi edemeyeceklerini, yeterli hizmet veremeyeceklerini söylediler. Vatan Caddesi’ndeki hastaneye gitmek için bir vatandaş beni arabasına aldı. Ama o kadar merhametsizlerdi ki, ne ambulansların çıkışlarına izin veriyorlardı o geççe, ne de insanların hastaneye girişlerine izin veriyorlardı. Bütün hastane kapılarına barikat kurmuşlardı. Allah’ın hikmetiyle o gece hastaneye ben gittim. 4 gün yoğun bakımda kaldım. Sonrasında aylarca tedavim devam etti. Geçen senede iki ameliyat daha oldum. Şimdi sırtımda hilal şeklinde bir iz saklıyorum. Ama o izden de ben çok memnunum, mutluyum. Çünkü iki tane madalyam var. Birisi Sayın Cumhurbaşkanımızın taktığı madalya, birisi de şu an sırtımda dünyada gururla taşıyacağım, öbür dünyada da gurular göstereceğim bir madalyam daha var. Gazi olduğum için de rabbime binlerce defa şükürler olsun diyorum.”

“KENDİMİ BİLDİM BİLELİ DOKTOR OLMAK İSTİYORUM”

Adviye Gül İsmailoğlu, “Ben kendimi bildim bileli doktor olmak istiyorum. O yüzden üniversite planım da tıp okumak aslında. Tabi 2020 senesi hepimiz için zor bir sene oldu. Lise hayatı benim için zor oldu. Sınav sonuçları nasıl gelir bilmiyorum, sonuçları bekliyorum şimdi. Ama duam tıp okumak. Şu an kazamasam bile bu hedeften vazgeçmeden tekrar tekrar denemeye devam edeceğim inşallah” dedi.

“BİR ANNE OLARAK DÜŞÜNEMİYORSUN O ANDA ÇÜNKÜ VATANINIZ OLMAZSA HİÇBİR ŞEYİNİZ OLMAZ”

Adviye’nin annesi Sevim İsmailoğlu ise kızının vurulduğu anı şu sözlerle anlattı:

“Bir an önce evden çıkmak istiyordu. Tabiri caiz ise düz duvara tırmanacaktı bıraksan. O derece heyecanlıydı. Vurulduğunu gördüğüm anda da zaten sadece “kızım bunun için miydi” dedim. Vurulacakmış demek ki, akacak kan damarda durmaz ya o yüzden “kızım bunun için mi” diyebildim. Sonra hastaneye götürmeye çalıştık. Sonra hastaneye götürmeye çalıştık, hastanede zaten bırakmıyorlar, herkes bir halde. Onu hastaneye götürmek isterken aklım buradaydı. İkilemde kalıyorsun, vatanın mı, çocuğun mu? Öyle bir halde kaldık. Biz hastaneye bir şekilde gittik, ulaştık, çok zorla da olsa. Herkes birbirine çok yardımcı oldu o gece. Hastaneye gelen insanlara, akrabalara, “sizin burada ne işiniz var” dedim. Herkes Adviye’yi görmeye gelmişti, “vatan elden gidiyor, sizin burada ne işiniz var” dedim. Yani Adviye bir şekilde şehit olursa zaten kendini kurtaracak. Yaralıysa da hastanede zaten herkes, doktorlar gerekeni yapıyor, “sizin gidip vatanı savunmaya devam edin” dedim. Bir anne olarak düşünemiyorsun o anda çünkü vatanınız olmazsa hiçbir şeyiniz olmaz.”

Anne İsmailoğlu, kızın vurulduğu Saraçhane Parkı’ndaki alanı göstererek, “Hiçbir şey değil, gereken önem gösterilmiyor ve burada içki içilmesi çok zoruma gidiyor” diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

———————

– Adviye Gül İsmailoğlu ile röportaj

– Anne İsmailoğlu ile röportaj

– Annenin kızının vurulduğu yeri göstermesi

– Annenin park hakkında konuşması

– Detaylar

==================

6- (drone görüntüsüyle) GÖKTÜRK’TE BİNANIN ÇATISI ALEV ALEV YANDI

Eyüpsultan Göktürk’te iki katlı bir binanın çatısında yangın çıktı. Çok sayıda itfaiye ekibi yangını kontrol altına alarak söndürdü. Çatısı tamamen yanan bina havadan görüntülendi.

Eyüpsultan Göktürk Caddesi’nde bulunan binada henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Çatıdan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar paniğe kapılarak sokağa çıktı. İhbar edilmesi üzerine olay yerine Eyüpsultan ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Çatıdan metrelerce yükselen alevlere müdahale eden ekipler bir süre sonra kontrol altına alarak tamamen söndürdü. Polis ve zabıta ekipleri de sokakta güvenlik önlemi alırken yangının ardından bina çatısında büyük çapta hasar meydana geldi. Tamamen yanan çatı havadan görüntülendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Yangın anından cep telefonu görüntüsü

Yanan çatının havadan görüntüsü

Kaynak: DHA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı