Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yargı reform paketlerimizin dördüncüsünü Meclis’e sunacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Habipler Kavşağı-Hasdal Kavşağı Açılış Töreni’nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle;

Bugün yaptığımız açılışla, İstanbul’un batısındaki Kınalı mevkiinden başlayıp Sakarya’nın Akyazı mevkiine kadar uzanan Kuzey Marmara Otoyolu’nun tüm bölümlerini tamamlamış bulunuyoruz. Bununla kalmıyor, Kuzey Marmara Otoyolu’nu 45 kilometrelik Nakkaş-Başakşehir kesimiyle büyüterek toplamda 443 kilometreye çıkarıyoruz. İnşallah yeni eklediğimiz kesimi de en kısa sürede tamamlayarak hizmete alacağız.

Açılışını yaptığımız kısımla birlikte toplam yatırım bedeli 1,7 milyar dolar olan bu kesim, ileride inşası planlanan 3 katlı Büyük İstanbul Tüneli’nin de bağlantısını teşkil edecektir. Habipler-Hasdal kavşakları bölümü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yönünden 2. Çevre Yolu’nu kullanarak gelen araçların Başakşehir, Kayaşehir, Arnavutköy, Çam ve Sakura Hastanesi, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi gibi yoğun trafiği olan yerlere kolayca erişilmesini sağlayacaktır.

 

“Marmara Bölgemizi çepeçevre otoyolla kuşatmış olacağız”

Bu otoyol, İstanbul’un şehir içi ulaşımının yanında dünyanın iki kıtası arasındaki giderek yoğunlaşan insani ve ticari araç trafiği bakımından da hayati öneme sahiptir. Dünyanın en kalabalık metropolleri arasında yer alan İstanbul’a açtığımız bu nefes borusunun anlamını en iyi şekilde bu şehirde yaşayanlar biliyor. Otoyol üzerindeki Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya illerimiz de bu trafik rahatlığından istifade ediyor. TEM Otoyolu ve İstanbul-İzmir Otoyolu ile çeşitli noktalarda entegre olan bu güzergah tamamlandığında Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu’yla da birleşecektir. Böylece Türkiye’nin hem nüfus yoğunluğu hem üretim ve ticaret kapasitesi hem turizm potansiyeli bakımından en hareketli yerlerinin başından gelen Marmara Bölgemizi çepeçevre otoyolla kuşatmış olacağız.

“Kanal İstanbul ülkemizin iftihar kablosu içerisindeki yerini alacaktır”

Yakında ilk köprüsünün temelini atarak fiilen hayata geçirmeye başlayacağımız Kanal İstanbul da inşallah tarihe damgasını vuran bir eser olarak ülkemizin iftihar tablosu içerisindeki yerini alacaktır.

 

“Otoyolun yıllık 2,6 milyar liraya yakın maddi katkısı olacaktır”

Silüeti yavaş yavaş ortaya çıkan 1915 Çanakkale Köprüsü şimdiden gören herkesi kendine hayran bırakmaktadır. Yakında ilk köprüsünün temelini atarak fiilen hayata geçirmeye başlayacağımız Kanal İstanbul da inşallah tarihe damgasını vuran bir eser olarak ülkemizin iftihar tablosu içindeki yerini alacaktır. Sonradan eklediğimiz kısım hariç tamamını hizmete açtığımız Kuzey Marmara Otoyolu’nun ülkemize vakitten 1 milyar 650 milyon lira ve akaryakıttan 830 milyon lira olmak üzere yıllık 2,6 milyar liraya yakın maddi katkısı, 351 bin ton da karbon emisyon azaltımı faydası olacaktır.

Biz hayatımız boyunca eser ve hizmet siyaseti peşinde koştuk. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak İstanbul’dan başladığımız eser ve hizmet siyaseti yolculuğumuzu Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ülkemizin her karış toprağına ulaşacak şekilde sürdürdük. Türkiye’nin dünyadaki konumunu uygun seviyeye yükselttik. Küresel siyaset ve ekonomi düzeninin yeniden yapılanma süreci koronavirüs salgınıyla hızlanırken biz Türkiye olarak hedeflerimizden şaşmadan mücadelemizi sürdürme başarısını gösterdik. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin çoğu salgının ilk günlerinden itibaren sağlık başta olmak üzere temel hizmetleri vatandaşlarına sunmakta zorluk çekerken biz her vatandaşımızın yanında yer aldık.

“655 milyar liralık kaynağı milletimizin emrine verdik”

Hatta bununla da kalmadık coğrafyamızın dört bir yanındaki dostlarımıza da el uzattık. Son kabine toplantısının ardından milletimizle detaylıca paylaştığımız şekilde hibe ödemeleri, destek programları ve borç erteleme uygulamalarıyla toplamda 655 milyar liralık bir kaynağı bu dönemde milletimizin emrine verdik. Dünyadaki ülkelerin çoğu sadece finans sektörünü ayakta tutmaya çalışırken biz 10 milyonlarca insanımızı doğrudan destekleyen programlarla hiçbir insanımızı yalnız bırakmadık. Hepsinin yanında olduk.

Milletimizin sağlığını korumak için titizlikle geliştirdiğimiz tedbirleri üretimin, ihracatın, büyümenin devamını sağlayacak şekilde planladık ve uyguladık.

“Eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik”

Tüm bunları yaparken yatırımları da ihmal etmedik. Gezi olaylarıyla başlayan ve 2018 Ağustos’unda açık bir tehdit halini alan ekonomik saldırılara, yatırımları ve büyümeyi engelleme çabalarına rağmen eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlık alanındaki en büyük kapasite artışlarını salgın döneminde yani son 14 ayda gerçekleştirdik. 

 

“Yargı reform paketlerimizin dördüncüsünü yakında Meclisimizin takdirine sunuyoruz”

Ülkemizin dört bir yanında köprüleri, yolları, barajları, tünelleri, hastaneleri, okulları, fabrikaları, toplu konut projelerini, spor tesislerini savunma sanayi ürünlerini bu dönemde ülkemizin hizmetine verdik. Hukuktan ekonomiye kadar pek çok alanda hazırladığımız reformları yine bu dönemde milletimizle paylaştık ve hemen ardından da paketler halinde uygulamaya geçirmeye başladık. Bu arada Yargı Reform paketlerimizin dördüncüsünü yakında Meclisimizin takdirine sunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle istikrar ve güven iklimini garantiye alan ülkemizi inşallah geleceğimize çok daha güvenle bakabileceği yeni ve sivil anayasasına da Cumhur İttifakıyla başlattığımız çalışmayla birlikte tüm siyasi partilere bu hazırlığımızı sunacak, STK’larla birlikte milletimizle paylaşacak yeni ve sivil anayasamıza da inşallah kavuşacağız.

Yeni ve sivil anayasamıza da inşallah kavuşacağız. Türkiye’yi salgın sonrasında yeniden yapılanacak küresel sistemin lider ülkeleri arasına sokma kararlılığımızı sürekli ifade ediyoruz. Bu tablo dışarıda ve içeride birilerine rahatsızlık veriyor.

Uzunca bir dönem ülkemizi darbelerle, vesayet oyunlarıyla, terör örgütleriyle, siyasi ve toplumsal mühendislik yöntemleriyle bir kısır döngünün içine hapsedenler bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefimizden rahatsız hiç ama hiç hoşlanmadılar. Rahatsız oldular. Rahatsız da olsalar biz kararlılıkla bu yola devam edeceğiz. Kendileri dışarıda, yıllarda kullandıkları figüranları da içeride yeni Türkiye’nin yükselişinin önünü kesmek için bize sürekli çelme taktılar. Hizmet yaparsın önünüze dikilirler, bir yerde bir adım atacaksın, önünüze dikilirler. Gidin, ürettiğiniz bir şey varsa onu anlatın. Ürettiğiniz bir şey yok. O zaman bırakın da biz rahat çalışalım. Çünkü bizim yapacağımız daha çok işler var. Alt yapıda yapacaklarımız var, sağlık tesislerimiz var, okullarımız var, adalet, bu noktada atacağımız adımlar var.

Çekilin önümüzden de şöyle rahat ve hızla çalışmaya devam edelim. Ülkemizin vaktini ve enerjisini içi boş çekişmelerle heba etmeyin. Suni gündemlerin peşinde koşmamızı sağlamak için her yolu denediler. Darbecilerden terör örgütlerine, ekonomik tetikçilerden çetelere kadar ellerine geçen her aracı bu doğrultuda seferber ettiler. Hamdolsun ne yaparlarsa yapsınlar başaramadılar, başaramayacaklar.

Filistin bizi bekliyor, Filistin tüm o yavruların ağlamalarıyla bizi bekliyor. Dışişleri Bakanımız ve birlikte hareket ettiğimiz Dışişleri Bakanlarımız Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda dönem başkanı olan milletvekilimiz Volkan Bozkır Bey’in başkanlığında başarılı bir oturumu hamdolsun dün gerçekleştirdiler ve bunu gerçekleştirirken oradan bir şeyi haykırdılar. Neydi o? Filistin’in 1947’den itibaren topraklarının bu terör devleti İsrail tarafından nasıl işgal edile edile bugünkü bir parça Filistin toprağına döndüğünü anlattılar. Anlatacağız, durmayacağız. Hele hele bu haritaları göstererek anlatacağız. Çünkü bu terör devleti İsrail’in ne olduğunu tüm dünyanın bilmesi lazım.

 

“Terör devleti İsrail’in ne olduğunu tüm dünya bilmeli”

Gençler, bu terör devleti İsrail’i çok iyi tanımanız, çok iyi anlamanız lazım. Dünyanın ve insanlığın şu anda beklediği, bu terör devleti İsrail’in ne olduğudur. Bizi yeniden kısır çekişmelerin, dar kalıpların, sahte gündemlerin, karanlık senaryoların kıskacına hapsetmek isteyenlere bunca yıldır eyvallah etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Ama buradan bir şey hatırlatıyorum, şunu bilin, tüm dünya mazlumları, güçlü bir Türkiye’nin ayağa kalktığı, kalkacağı günü bekliyor. Kazandığımız her mücadele, bozduğumuz her tuzak, geride bıraktığımız her safra, aydınlık geleceğimizin önündeki perdeyi biraz daha aralamaktadır. İnşallah büyük ve güçlü Türkiye’nin üzerinde doğan kutlu güneşi de görmek bizlere nasip olacaktır.

Haber Merkezi

Milenyum çağında, eve internet girdiğinden beri araştırıyorum. Yeni konular öğreniyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu