Gündem

Çavuşoğlu Macron’a tepki gösterdi: Önce dürüst olsunlar sonra Türkiye’yi eleştirsinler

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile ortak basın toplantısı düzenledi. 

Cumhurbaşkanı ‘un, Başbakanı ile yaptığı görüşmede bağlamında Türkiye aleyhindeki açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libya’daki tek meşru otorite olan hükümetle iş birliği yaptığının altını çizdi.

Çavuşoğlu, “Tüm dünya biliyor ki, Avrupa’da birçok ülke kabul ediyor ki, bizim bu iş birliğimiz sayesinde bir denge sağlanmıştır ve Trablus’ta bu iç savaşın bir sokak savaşına dönmesi engellenmiştir.” diye konuştu.

Çavuşoğlu Macron'u Önce dürüst olsunlar sonra Türkiye'yi eleştirsinler

“LİBYA’NIN İSTİKRARI ÇOK ÖNEMLİ”

Libya’daki istikrarsızlığın Avrupa’ya çok etkisi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Kaçak göçmenlerin gelmesi, sadece bir tanesi. Terörizm vesaire, tam teröristlerin bulamadığı bir ortam. Suriye’deki DEAŞ’lılar bile oraya gitti. Bir bakıyorsunuz, güneyden Boko Haram veya diğer terör örgütleri, Eş-Şebab vesaire. Sonuçta tam teröristlerin arayıp bulamadığı bir ortam. Dolayısıyla Libya’nın istikrarı çok önemli.” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Fransa’nın ise Libya’da bir darbeciyi desteklediğini söyleyerek, “Korsan bir insanı destekliyor. Kimi, (Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife) Hafter’i destekliyor. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararı hilafına destekliyor.” dedi.

“HAFTER’İ SİLAH VERMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR AMA GERÇEK ORTADA”

Türkiye’nin tüm ilişkilerinin anlaşmalar çerçevesinde şeffaf olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Peki, Fransa dürüst davranıyor mu? Hayır. Sorduğunuz zaman da Hafter’e silah vermediğini, destek vermediğini söylüyor. Ama tüm gerçekler ortada, raporlar ortada. Parasını Abu Dabi veriyor ama, Fransa veriyor.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “Hangisi daha tehlikeli? Kimin oradaki mevcudiyeti daha riskli? Elbette Fransa’nın.” dedi.

Avrupa Birliği (AB) üyesi birçok ülkenin de bundan rahatsız olduğunu ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası ihtiyaç duydukları AB fonlarını almak istedikleri için sesini çıkaramadığını aktaran Çavuşoğlu, Malta’nın, AB’nin Libya’ya yönelik silah ambargosunu denetlemek için kısa süre önce başlattığı İrini operasyonundan çekildiğini vurguladı.

Çavuşoğlu Macron'a tepki gösterdi: Önce dürüst olsunlar sonra Türkiye'yi eleştirsinler

“RUSLARLA ATEŞKES İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Çavuşoğlu, NATO içinde de bir tartışma olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Bir taraftan Rusya’yı tehdit olarak görüyor NATO, diğer taraftan NATO müttefiki Fransa, Rusya’nın oradaki (Libya’da) mevcudiyetini arttırmak için çaba sarf ediyor. Biz Ruslarla şu anda karşı taraflarda görünüyor olsak bile ateşkes için çalışıyoruz, oradaki durumu daha kötüye götürmek için çalışmıyoruz. Şimdi yeni bir ateşkes anlaşması olur mu, nasıl olacak beraber oturuyoruz konuşuyoruz, Suriye’de yaptığımız gibi. Bazen farklı taraflarda olmak avantaj. Tüm bunları biz yapıcı bir şekilde yapıyoruz. Ama Macron ve Macron’un yönettiği veya yönetemediği Fransa, bir sömürgeci anlayışla, geçmişte tüm Afrika’yı istikrarsızlığa kavuşturduğu gibi 2011’de Libya’yı bombalayıp terk ettiği gibi, şimdi de yıkıcı bir anlayışla Libya’da sadece kendi çıkarları ve emelleri için bulunuyor.”

“ÖNCE DÜRÜST OLSUNLAR SONRA TÜRKİYE’Yİ ELEŞTİRSİNLER”

Esas sorgulanması ve eleştirilmesi gerekenin, Fransa’nın ve özellikle Macron’un tutumu ve politikaları olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Önce dürüst olsunlar, şeffaf olsunlar ondan sonra Türkiye’yi eleştirsinler. Türkiye’ye bu şekilde saldırmanın iç siyasette de Macron’a bir faydasının olmadığını kendisi de gördü. Umarım bundan da ders alır.” dedi. 

Mevkidaşı Szijjarto ile Kovid-19’un getirdiği yeni normalde ilişkileri nasıl geliştirebileceklerini ele aldıklarını belirten Çavuşoğlu, öte yandan, Libya ve Suriye meselesi gibi bölgesel ve güncel konuların da görüşmelerde gündeme geldiğini aktardı.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Macaristan’ın, enerjiden savunma sanayisine, turizmden kültürel mirasların korunmasına kadar birçok alanda ilişkileri her geçen gün geliştirdiğinin altını çizerek, “Ticaret hacmimizi daha da geliştirmek ve 6 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için neler yapabileceğimizi de bugün görüştük.” dedi. 

Çavuşoğlu Macron'a tepki gösterdi: Önce dürüst olsunlar sonra Türkiye'yi eleştirsinler

ÇAVUŞOĞLU KÜRESEL İŞBİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında, küresel sorun Kovid-19’un ekonomileri olumsuz etkilediğini dile getiren Çavuşoğlu, bu sürecin en az zararla kapatılması için küresel iş birliğinin yanı sıra bölgesel ve ikili iş birliklerinin de önem kazandığı değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Çavuşoğlu, “Biz, önümüzdeki süreçte birbirimizin ekonomisini ve ekonomik kalkınmasını destekleyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Macaristan’ın, salgın döneminde iki dost ülkenin göstermesi gereken dayanışmayı sergilediğini dile getiren Çavuşoğlu, “İlaç sanayisinde kullanılan birçok kimyasalın verilmesinde Macaristan Türkiye’ye öncelik verdi. Biz de aynı şekilde başta bazı kumaş çeşitleri başta olmak üzere Macaristan’ın taleplerini öncelikli tuttuk.” dedi.  

İki ülkenin, salgının yoğun olduğu süreçte gösterdiği güçlü dayanışmaya atıfta bulunan Çavuşoğlu, hem Türkçe hem de Macarca’da yer alan “Dost kara günde belli olur.” sözünü kullandı.  

“AB’NİN OBJEKTİF KRİTERLER ÇERÇEVESİNDE KARAR ALMASI GEREKİYOR”

Çavuşoğlu, Avrupa Birliği (AB) içinde seyahat konusunda alınan bazı kararlardan hayal kırıklığı duyduklarını dile getirdiklerini aktararak, şunları söyledi:

“AB üyesi ya da AB üyesi değil ayrımı yapılmaksızın, objektif kriterler çerçevesinde, AB’nin bir karar alması gerekiyor. Bu anlamda da Macaristan’ın AB içinde güçlü desteğini görüyoruz. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Perşembe günü Kültür ve Turizm Bakanımız ve Sağlık Bakan Yardımcımız ile Almanya’yı ziyaret edeceğiz. Bu konuda da dostum Peter’a bilgi verdim. AB içinde her platformda Türkiye olsun olmasın, Birliğin çifte standartlarını ve yüzümüze karşı başka, kapalı kapılar arkasında sergiledikleri başka tutumları açıkça dile getiren Peter’a da teşekkür ediyorum. Bu sadece bizim için önemli değil, esasen AB’nin kendisi ve geleceği için de önemli. Pandemi sürecinde neden yetersiz kaldığını da çok iyi düşünerek, politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Daha dürüst, şeffaf olması gerekiyor.”

MACARİSTAN’A TEŞEKKÜR

Çavuşoğlu, Macaristan’ın Türk Konseyinin gözlemci üyesi olduğunu hatırlatarak, buna karşılık, Macaristan’ın konseye aktif üyelerden bile daha fazla katkı sağladığına dikkati çekti. 

Macaristan’ın, pandemi döneminde de Türk Konseyi ile güçlü dayanışma gösterdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Türk Konseyinin ilk ve tek Avrupa ofisinin de Macaristan’da olduğunun altını çizdi. 

Macaristan’ın, Türk Konseyi’ne verdiği destekten ötürü teşekkür eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin de yakın zamanda buraya bir temsilci atayacağı bilgisini paylaştı.

Çavuşoğlu, Macaristan’ın, Vişegrad Dörtlüsü (Slovakya, Çekya, Macaristan ve Polonya) formatında da Türk Konseyine destek verdiğine işaret ederek, “Vişegrad Grubu-Türk Konseyi arasındaki iş birliğinin güçlenmesi için de Macaristan’ın katkılarını görüyoruz.” diye konuştu. 

Bakan Çavuşoğlu, Macar turistlerin, 1892’de İstanbul’u ziyaretleri esnasında, padişahın ve idarecilerin kendilerine gösterdiği ilgi ve misafirperverlikten dolayı minnet ve şükranlarını bildirdikten sonra, hüsn-i mukabele babında kendilerinin de Budapeşte’de bir Osmanlı kafilesini misafir etmekten büyük memnuniyet duyacaklarını ifade eden mektubu mevkidaşına hediye etti. 

“TÜRKİYE’YE SÖZ VERİLEN PARA ÖDENMELİ”

Szijjarto, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dışişleri Bakanlığında ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

AB’nin geleceğini Türkiye-AB ilişkisinin belirleyeceğini belirten Szijjarto, AB’nin bu konuda ikiyüzlü değil açık ve samimi olması, Türkiye ile karşılıklı saygı temelinde diyalog kurulması gerektiğini söyledi.

Szijjarto, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının AB ekonomisi ve güvenliğinde yeni durum ortaya çıkardığına işaret ederek, “AB’nin her iki alanda da Türkiye ile olabildiğince iş birliği yararlı olacaktır.” diye konuştu.

Türkiye’nin 4 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Szijjarto, ayrıca Türkiye-Suriye sınırında yüz binlerce kişinin barındığını, yeni göç dalgalarının olabileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşması AB için çok önemli. AB daha önce Türkiye’ye mültecileri dalgasını tutması karşılığında 6 milyar avro sözü vermişti. Bu konuda tartışma var, Brüksel Türkiye’ye 4,7 milyar ödediğini söylüyor ancak Türkiye tarafı bunu kabul etmiyor. Bir an önce bu durum çözülmeli ve söz verilen para Türkiye’ye ödenmeli, gerekirse yeni anlaşma yapılmalı. Eğer Türkiye bu dalgayı tutamazsa Macaristan’ın güney sınırında 2015’ten daha kötü olabilecek bir durum oluşabilir. Ayrıca şu anda durumun ekonomik olmasının yanı sıra sağlık boyutu da var.” 

“LİBYA’DA İSTİKRAR İÇİN TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ YAPMALI”

Szijjarto, Libya’nın istikrara kavuşturulması konusunda Türkiye ile mutabık kaldıklarını belirterek, “AB, Libya’da istikrar için Türkiye ile iş birliği yapmalı.” dedi. 

Macaristan’ın ekonomik rekabetten korkmadığını, olabildiğince az gümrüğün ülkesinin menfaatine olduğunu kaydeden Szijjarto, bunun için serbest ticaret anlaşması ve gümrük düzenlenmesi yapılmasından yana olduklarını ifade etti.

Szijjarto, enerji alanında da Türkiye’yle iş birliği içinde olduklarını vurgulayarak, “TürkAkım doğal gaz boru hattı inşa edildi. Biz de bu hattın Macaristan-Sırbistan kısmını inşa edeceğiz ve bu hattan gelecek yıl ekimde 6 milyar metreküp gaz ulaşacak. Ayrıca Hazar Denizi’nden Azerbaycan gazının da en geç 2023’e kadar ulaşmasının istiyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Türkiye ile nükleer enerji alanında da iş birliği yapmak istediklerini dile getiren Szijjarto, 627 Türk öğrencinin Macaristan hükümetinin burslarına başvurduğunu ve bunun iki ülke arasındaki iş birliğinin sağlamlığını gösterdiğini söyledi.

“TÜRK HALKINA SAYGISIZLIK YAPMAMAK LAZIM”

Bunun yanında Szijjarto, AB’ye entegrasyon sürecine ilişkin Türkiye’ye karşı net ve açık tutum sergilenmediği eleştirisinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Türkiye gibi önemli bir ülkeye, önemli bir partnere ve Türk halkına saygısızlık yapmamak lazım. Ben samimi bir görüşme olsun istiyorum. AB’nin menfaati, hem güvenlik hem ekonomi konularında Türkiye ile sıkı bir iş birliği yapmasıdır. Vize serbestisi meselesinde ise biz bu değişken kriterler konusunu reddediyoruz. Mesela 5 kriter karşılandı. ‘Bir tane daha kriter vardı, biz bunu söylememiş miydik?’ şeklinde yaparsak ciddiyetsizlik ve saygısızlık oluyor. Açık ve net olarak şartları ifade etmek lazım. Bir anlaşma yapılacaksa yapalım. Yapılmayan, yerine getirilmeyen bir şey varsa açık açık söyleyelim. Eğer bu stratejik partnerlik olmazsa AB açısından yeri doldurulamaz bir eksilik olacaktır.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı