Gündem

Bünyamin Sürmeli: Donuk topraklar çözülüyor! Yeni yeni virüsler yayılıyor

Bünyamin Sürmeli’nin açıklamaları şu şekilde: 

İklim değişikliği ve salgın arasında bağlantı var. İklim değişikliğine neden olan yaşantımız salgınları da tetikliyor. Hem virüslerin yayılması noktasında, hem de açığa çıkması ve hareketliliği açısından. Virüslerin çok büyük çoğunluğu insandan hayvana hayvandan insana geçiş yapmıyor. Tarihin farklı çağlarında virüslerin bulaşımı olmuş ama en nihayetinde bu ortaya çıkan değişimin, zonatik tiplerin hareketliliğini arttıran bizim yaşantımız.

Üç noktanın altını çizdi

Üç noktada biz bu virüslerle karşı karşıyayız. İnsandan hayvana, hayvandan insana geçen virüsler. Eğer insan ile hayvan arasına mesafe koyarsan sana virüs geçmez. Biz bir kaç şekilde hayvan insan iletişimini arttırmış durumdayız. Doğu’da meşhur et pazarı… Hayvanın ölü ya da diri kanıyla canıyla satıldığı pazarlar. Orada ciddi bir hayvan ve insan teması var.

İkincisi doğal yaşam alanlarını kaybettiriyoruz. Ormanları yok ediyoruz. Dünyanın dört bir yanında ormanları kaybediyoruz. Avustralya, Amazonlar, Kaliforniya, Yunanistan, biz, Fransa.. Başka bir yer kalmadı. Son 40 yıl içinde 6 kat yangınların sayısını, süresini ve kapsadığı alanı.

Bundan 10 yıl önce bir bölge 4-5 ay yanacak diye. Nasıl ya? Artık yangınlar böyle. O kadar büyük alanlar yanıyor ve yanan alanlar birilerinin evi. Orman sadece orman değil. Ormanlar birer ekosistem. Her canlıya beslenme alanı olarak orayı kullanıyor. Sen Çin’e gittin, farklı coğrafyalardan 2 milyon insan daha geldi. En hafif şey sen bağırsaklarını bozarsın. vücutlarının bağışıklılığı zayıflıyor. İnsanoğlu da buraya giriş yapınca… Şimdi biz doğanın yaşam alnına giriyoruz. Asya’daki et pazarı anlattık. İkincisi bu… Üçüncüsü ise göçler. Nanobakteriler hareket ediyor. Yer değiştiriyorlar. Kendi yaşam alanları sıkıntılı olmaya başlıyor. Hepsi aynı hızda hareket etmiyorlar.

‘Donuk topraklar çözülüyor’

Dördüncüsü de donuk topraklar çözülüyor. Sibirya’da 30 derece ölçülmüş! Burada donuk topraklar çözülüyor. Atalarımızın dedesinin, dedesini bırak yüzbinlerce yıldır hiç bir canlının temas etmediği virüsler, bakteriler o donuk topraklarda hareket etmeye başladı. Şu anda insanlığın başındaki en büyük problem iklim değişikliği. Deniz su seviyesinin yükselmesi… Buzullar erise ne erimese ne! Buzul eridikten sonra iki önemli etken var; salgın hastalıklar ve hava kirliliği…

Hava kirliliğinde çok ciddi azalış var. Salgından dolayı herkes evlerinde. Üretim azalınca fosil yakıt tüketimi azaldı. Havada partüküler madde azaldı ancak karbondioksitin artışında azalma var. Partiküler maddelerin boyutları çok önemli. PM 10 ve PM 2 olarak belirtilmiş. PM 2 o kadar küçük ki burun kılları tutamıyor. Bunda bir miktar azalış meydana geldi. Ama şunu unutmamak lazım. İstanbul’da hava kirliliğindeki azalma ciddi seviyede azaldı güzel bir nokta. Ama şunu unutmayalım metropollerde bu kirliliğin sebebi araçlar. Biz ufaktan ufaktan normalleşmeye döndüğümüzde bu oran yine atacak. Bizim bisiklete ağırlık vermemiz lazım, küçük motorlu araçlara ağırlık vermemiz lazım.

‘Doğanın sigortalarını attırmamak lazım’

Yunuslar neden mi geri geldi? Bir kere biz gürültüyü kestik. Bu ciddi bir problemdi. Kirletiyoruz, taciz ediyoruz ve gürültüyle rahatsız ediyoruz. Egzoz dumanlarının denizlerden uzaklaşması onları kıyılara doğru çekti. İklim değişikliğinin getirdiği neticeleri biz kendi adımıza düzeltemeyiz. Bizde kuraklık yaşanıyor, bunun nedeni ekvator ve çevresindeki sıcaklık kuşağının genişlemesi. Bizdeki sellerin ve çığların sebebi ısı dalgalanmaları. Küresel yapılan bir şey küresel anlamda yapılacaklarla düzeltilebilecek bir şey.

Biz kendi havamızı temizleyebiliriz. Yenilenebilir enerji, bisiklet kullanımı vs ile. Biz kendimiz yapamadık ama doğa kendi eliyle bunu yaptı. Doğanın sigortalarını attırmamak lazım.

Pandemi çıkmadan önce dünyanın her yanında yangın, sel, kuraklık, depremler, çığlar… Sürekli bu haberler duyuluyordu. Maalesef bunları kanıksamış durumdaydık. Hayatımızda hiç bir değişiklik yapmadık. Umuyoruz ki şu evlerde kaldığımız zamanlarda hayatımızın önceliğinin tüketmek olmadığını belki biraz anlayabilmişizdir.

‘Sıcaklık rekorları kırdık’

Küresel ısınmaya bir çelme takma umudumuz vardı. Ancak karbondiokside bağlı havanın ısınmasının sadece hızını düşürebiliyoruz. Son rakamlara bakınca 2020’nin muhtemelen tüm zamanların en sıcak yılı olacağı yönünde işaretler veriyor.

Biz sadece Antalya’da değil, Bursa’da İzmir’de sıcaklık rekorları kırdık. Antalya 43 dereceyi ölçtük.

Radyum elementinin insandaki etkisi kemik dezonformasyonu. Eskiden böyle hastalıklar bilmezdik derdi. Doğadaki değişiklikler insanda garip garip değişikliklere neden oluyor. Biz direk radyum nedeniyle kemik dezonformasyonu olarak görmüyoruz ama insan vücudunda bir deformeye neden oluyor.

Artık üç kuruşa beş köfte yok. Sen doğadaki bu tahribata devam edersen doğa da sana cömert davranamıyor. Elimizi eteğimizi atmosferin yakasından çektiğimizde her şeyin dengeye geldiğini gördük. Bu o kadar iyimser bir şey ki! Benim yaptığımla mı olacak diyorduk? Bu kadar insan evinden çıkmadı neticelerini görmedik mi? Gördük. Biz artık şunu biliyoruz, bir senin bir benim yaptığıyla bu değişimi anında hissettik.

Para piyasalarında bir dalgalanma istenmez. Fiyat istikrarı için. Doğa da böyle bir şey. Dalgalı doğa olayları hem dünyanın hem de insanlığın dengesini bozuyor.

Dünya Sağlık Örgütü bir açıklama yaptı: 2050 yılına kadar dünyadaki biyoçeşitliliğinin yüzde 25’i yok olacak. Kahve bu biyoçeşitliliklerden biri. Çok ciddi bir ekonomisi ve etki alanı var. 2080’e kadar kahve yok olacak. Arabica kahve dediğimiz kahve de tüm kahve çeşitlerinin yüzde 80’ini kapsıyor. Kalanların da kalitesi bozuluyor. Havada karbondioksit artınca bu bitkiler fotosentez yaparken bünyesine daha fazla karbondioksit girmiş oluyor. Daha çabuk büyüyor ama daha zararlı bir form alıyor.

‘Kalitesiz hava soluyoruz hastalıklar artıyor’

İklim değişikliği etik bir sorun. Bazı insanlar proteini bakliyattan alıyor. Ancak çoğu insan da hayvansal gıdalardan sağlıyor. Ama hayvan sayısındaki artış metan gazındaki inanılmaz artışa neden oluyor. Çocuklara iklim doğa ve tabiat sevgisi verilmeli. Bu çocuklar yarının karar vericileri…

Bio çeşitlilikte maalesef kalite de düşüyor. Bazı vitaminleri proteinleri alabilmek için daha fazla tüketmek zorunda kalacak. Ama bu tükettikleri yüzünden de bünyesi zarar görecek.

Venüs bir sera gezegen. Atmosferi komple sera. 460 derece sıcaklığı var. Atmosferinin yüzde 95’i karbondioksitten oluşuyor da o yüzden. Bizim on binde dördü. Onbinde dördün üzerinden yüzdelik bir değişim dengeleri alt üst ediyor. O nedenle evet senin yaptıkların üzerinden bir değişim yaşanıyor.

Salgın hastalıklar birincil problem. İkincisi kalitesiz hava soluyoruz hastalıklar artıyor.

Diyabet üzerinde etkisi var hava kalitesinin. İkincisi yeşil alanları kaybediyoruz. Seller yaşanıyor. Bizim coğrafyamızda çok ciddi sıkıntılar. Deniz suyu sıcaklıklarının artması deniz suyu akıntılarının yön değiştirmesine neden oluyor.

Ozon tabakasıyla ilgili yanlış bilinen bir durum var. 1990’lardan sonra Antartika bölgesinde bir ozon seyrelmesi fark edildi. Ozonun seyrelip tekrar kapanması direk ısınmaya bağlı. Ozon çok ciddi ışınları tutuyor. Onunu orta yerinde açılıp kapanması dünyadaki dengeleri çok büyük oranda etkiliyor.

Bundan sonra güneş lekelerinde bir hareketlilik olmasa bile küresel ısınma çok yüksek düzeyde. Biz çok ufak hayatımızdaki değişikliklerle nefes alabiliriz. Pandemi sürecinde yaptıklarımız bize doğada kendisini hemen gösterdi. Yeter ki hayatımızda basit değişiklikleri gerçekleştirelim.

Haber Merkezi

Milenyum çağında, eve internet girdiğinden beri araştırıyorum. Yeni konular öğreniyorum.
İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı