Spor

Bugün hangi maçlar var? 15 Ocak 2021 Cuma maç programı

Dünyada ve ülkemizde spor heyecanı devam ediyor. Futbol ve basketbolun yanı sıra birçok önemli spor dalında oldukça heyecanlı ve önemli mücadeleler bugün sporseverleri bekliyor. Peki, bugün hangi maçlar var? İşte 15 Ocak 2021 Cuma maç programı

BUGÜN HANGİ MAÇLAR VAR?

15:30
Zorya – Piast Gliwice
Hazırlık Maçı
Zorya

16:00
Hatta – Al Ain
BAE Arap Körfez Ligi
Bilyoner TV

16:00
Al Sharjah – Al Ittihad
BAE Arap Körfez Ligi
Bilyoner TV

16:30
Cobresal – Antofagasta
Primera Ligi
Bilyoner TV

17:00
East Bengal – Kerala Blasters
Süper Ligi
Bilyoner TV

19:00
Ajman Club – Al Fujairah
BAE Arap Körfez Ligi
Bilyoner TV

19:00
Dubai – Al Nasr
BAE Arap Körfez Ligi
Bilyoner TV

19:00

Spor Toto
Bein Sports 1

20:30
Greuther Fürth – Paderborn
Almanya Bundesliga 2
S Sport 2 S Sport Plus Bilyoner TV

20:30
Wurzburger Kickers – Braunschweig
Almanya Bundesliga 2
Bilyoner TV

21:30
Sporting Lisbon – Rio Ave
Portekiz Liga NOS
S Sport Plus Bilyoner TV

22:30
Union Berlin – B.Leverkusen
Almanya Bundesliga
S Sport 2 S Sport Plus Bilyoner TV

22:45
KAS Eupen – Anderlecht
Belçika Pro League
Bilyoner TV

22:45
Lazio – AS Roma
İtalya Serie A
Bein Sports 4 Bilyoner TV

23:00
Montpellier – Monaco
Fransa Ligue 1
Bein Sports Max 2 Bilyoner TV

23:00
Deportes La Serena – Universidad Catolica
Şili Primera Ligi
Bilyoner TV

 

FUTBOL TARİHİ

Şüphesiz futbol, insanoğlunun ayağını kullandığı ilk oyun değil. FIFA tarafından da tanınan “cuju”, milattan önce 3. yüzyılda Çinli askerlerin eğitimlerinin bir parçasıydı. Asırlarca oynanan oyun, Japonya’daki “kemari”yi doğurmuştu. Antik Yunan’da “episkiros”, Roma İmparatorluğu’nda da “harpastum” dışında Eskimolardan Aborjinlere, Maorilerden Mezoamerika yerlilerine yeryüzünün dört bir köşesinde topla oynanmış, ayaklar kullanılmıştı.

Bugün hangi maçlar var | 11 Nisan maç takvimi

Ortaçağda Avrupa’nın değişik köşelerinde topla oynanan kimi oyunlar dikkat çekiyordu. İngiltere’deki Ortaçağ futbolu, Fransa’daki “soule”, İtalya’daki “calcio fioentino” bunlardan bazılarıydı. FIFA’ya göre bu oyunların futbolla bir ilgisi bulunmamakta. Modern anlamda ise futbol İngiltere’de doğmuştu. 1848’de Cambridge Üniversitesi’nde oluşturulan Cambridge kuralları, futbolun ilk yazılı kaideleri olarak tarihe geçmişti. Bunlar çok kabul görmemiş, okullardan bağımsız olarak kulüpler yavaş yavaş kurulmaya başlamıştı.

İLK TAKIM: SHEFFİELD FC 

24 Ekim 1857 günüydü. İngiltere’nin Sheffield kentinde iki kafadar bir kulüp kuruyordu. Genel sekreterlik ve kaptanlık görevi Nathaniel Crestwick’in olurken, William Prest asbaşkanlık koltuğuna oturuyordu. Çok geçmeden kırmızı-siyahlılar kendi oyunlarını oynamaya başlıyordu. Kurallarını koyuyorlar, bir oyununun abecesini yazıyorlardı. Sheffield FC’nin kapısında dünyanın en eski futbol takımı yazıyor. Hem FIFA, hem de İngiltere Futbol Federasyonu bu minik ekibi ilk olarak kabul ediyor; her 24 Ekim’de onlar konuşuluyor. En azından senede bir gün!

Bugün hangi maçlar var | 11 Nisan maç takvimi

İLK MAÇ: SHEFFİELD FC- HALLAM (26 ARALIK 1860)

1857’de kurulan Sheffield F.C. üç yıl kadar yalnızları oynamış, 4 Eylül 1860’da Hallam’ın dünyaya gözlerini açmasıyla ansızın bir rakibe kavuşmuştu. İşte aynı yılın 26 Aralık gününde tarihin ilk futbol müsabakası yapılmış, o gün gülen 2-0’lık skorla Sheffied olmuştu. Ne de olsa onlar daha eskiydi; tecrübelerini konuşturmuşlardı.

Bugün her iki kulüp de alt liglerde mücadele ediyor. Evet, bugün zerre kadarlar ancak onların attığı minicik adımın artık nerelere vardığı aşikâr. Futbol tarihi için milat olarak kabul edilebilecek o günden mağrur tabelalar, kitaplar, bir de Sandygate yadigâr. O stadyumun kapasitesi sadece yedi yüz olsa da, ondan eskisi yok; haliyle futbola gönül vermişler bağlamında değeri hesaplanamayacak kadar çok!

İLK MAÇ: İNGİLTERE – İSKOÇYA (30 KASIM 1872)

Milyarları peşinden sürükleyen oyunun abecesinin yazıldığı Ada’da ilk milli maç da yapılmıştı. 1870’ten 1872’ye kadar İngiltere ile İskoçya beş kere buluşsa da bu karşılaşmalar daha çok gösteri mahiyetindeydi. Londra’daki “eksik etekliler”den oluşan İskoç takımında bu işin erbabları pek sahne almamıştı.

Federasyon Kupası’nın da fikir babası olan Federasyon Genel Sekreteri Charles William Alcock eleştirilerden yılmıyordu. Yazışma trafiğinin sonunda Glasgow için randevulaşılıyordu. Viski diyarının en iyi takımı Queen’s Park’tan toplanan futbolcular, İngiliz meslektaşlarıyla kozlarını paylaşacaktı.

Dört bin taraftar 1 shilling ödeyerek tribünlerdeki yerini almış, sis santrayı 20 dakika geciktirmişti. İskoçlar geleneksel koyu mavi formalarıyla sahada yerini alırken, İngilizler bembeyazdı. Mücadele başladığı gibi biterken, İskoçların bir golü iptal edilmişti.

30 Kasım 1872’de Hamilton Crescent’ta oynanan bu karşılaşma, futbol tarihinin ilk resmî milli maçı olarak kabul ediliyor. O günün illüstrasyonları, romantikleri mest ediyor.

İLK DÜNYA KUPASI: URUGUAY 1930

İlk Avrupa Futbol Şampiyonası, Dünya Kupası’ndan 30 yıl sonra düzenlense de fikri aslında daha önce ortaya atılmıştı. 1927’de Fransız Futbol Federasyonu Başkanı Henri Delaunay, Güney Amerika’dan esinleniyor, ‘Yaşlı Kıta’nın da kendisine ait bir turnuvası olması gerektiğini savunuyordu. O tarihte daha UEFA kurulmamış; Dünya Kupası’nın temeli atılmamıştı.

FIFA teklifi elinin tersiyle iterken, kendi organizasyonunun peşine düşüyordu. Başkan Jules Rimet, henüz emekleme dönemindeki oyunu Olimpiyatlarla sınırlamanın anlamsız olduğuna inanıyordu.

29 Mayıs 1928’deki FIFA Kongresi’nde ilk Dünya Kupası’nın 1930’da düzenlenmesine karar veriliyor, son iki Olimpiyat’ta altın madalya kazanan Uruguay’a ilk turnuvayı düzenleme onuru bahşediliyordu. Güney Amerika’nın sevimli ülkesi kendi topraklarında taçlanarak da tarihe geçmişti.

İLK AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI: FRANSA 1960

1954’te UEFA’nın kurulmasından sonra Danimarkalı Ebbe Schwartz başkanlık koltuğuna otururken, Delaunay genel sekreter olmuştu. Fransız futbol adamı Avrupa’daki federasyonların bir araya gelmesinden mutlu olsa da bu birlikteliğin sportif olarak da taçlanması gerektiğine inanıyordu.

Ona göre nasıl Güney Amerika Futbol Konfederasyonu’nun Güney Amerika Şampiyonası, FIFA’nın da Dünya Kupası varsa, Yaşlı Kıta’nın da kendisine ait bir organizasyonu olmalıydı. 20 Eylül 1955’te yazdığı makalede ayrıca Şampiyon Kulüpler Kupası’nın önemini vurgulayan ilk UEFA Genel Sekreteri, 50 gün sonra vefat etmişti.

Hem UEFA, hem de Fransız Futbol Federasyonu’nda bayrağı devralan oğlu Pierre, hayatı boyunca Rimet’nin gölgesinde kalan babasının düşünü gerçekleştirmeyi başarmıştı. 1960’daki ilk turnuva Fransa’da düzenlenmiş, Sovyetler Birliği zafere ulaşmıştı.

İLK ŞAMPİYON KULÜPLER KUPASI: 1955-1956 SEZONU

Usta Fransız gazeteci Gabriel Hanot, L’Équipe gazetesinde 1954’te yazdığı bir makalede Avrupa’nın en iyi futbol takımının belirlenmesi gerektiğini savunmuştu. Sayılı gün geçmişti ki UEFA bu öneriye kulak vermiş, böylece Şampiyon Kulüpler Kupası doğmuştu. 

4 Eylül 1955’te yeni organizasyonun ilk maçı Sporting ile Partizan arasında oynanmış, mücadele 3-3 bitmişti. Tesadüf bu ya, o gün iki gol atan Milos Milutinovic’in yolu sonradan ülkemize düşmüş; Beşiktaş ve Altay’da teknik direktörlük yapmıştı. İlk şampiyon ise Reims’i deviren Real Madrid olmuştu.

Kupa 1992 yılında Şampiyonlar Ligi adını aldı ve birçok farklı statüde oynandı. Bugün de kabul görülen statü, 2003 yılından bu yana devam etmekte.

İLK BALLON D’OR: 1956

Hanot sadece Şampiyon Kulüpler Kupası’nın fikir babası değildi. Ona göre Avrupa’nın en iyi futbolcusunun da belirlenmesi gerekiyordu. France Football dergisinin yıllarca verdiği Ballon d’Or, ilk 1956’da Sir Stanley Matthews’a bahşedilmişti.

1995’e kadar “Yaşlı Kıta”da boy gösteren en iyi Avrupalı futbolcuya giden ödül, o tarihten sonra Avrupa’da top oynayan yabancılara da verilmeye başlanmıştı. 2007’den bu yana yeryüzünün en iyisi seçiliyor. O yıl taçlanan Kaka’dan bu yana ödülü Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi paylaşıyor.

YENİLİKLER

*1871 yılında kalecinin topu elle tutması kuralı getirilmiştir.

*1873 yılında korner atışları kullanılmaya başlanmıştır.

*1875 yılında topa kafa ile vurma serbestliği getirilmiştir.

*1888 yılında İngiliz Profesyonel Futbol Ligi başlamıştır.

Futbolun artık profesyonel bir lige kavuşması, bu oyunun Avrupa’ya hızla yayılmasına yol açmıştır. Futbolda Uluslar arası anlamda oynanan müsabakaların artışı, 1904 yılında FİFA’nın kurulmasıyla neden olmuştur. Dünyada oldukça sevilen Dünya Kupası, ilk olarak FİFA tarafından Uruguay’da 1930 tarihinde uygulanmıştır.

Kitleleri peşinden koşturma özelliği olan futbol, dünyada oldukça fazla sevilmekte ve oynanmakta. Ortaya çıkış tarihi ve yeri tam olarak bilinmese de, bulgular bizi MÖ’ye götürmekte ve profesyonel anlamda da İngiltere’ye çıkarmaktadır.

FUTBOL OYUN KURALLARI

Bugün hangi maçlar var | 11 Nisan maç takvimi

Futbol 11’er kişilik iki takımla, kendine özgü kurallara göre oynanır. Bu sporda amaç topu el ve kol kullanmaksızın, ayakla oynayarak rakip kaleye sokmaktır. Gerektiğinde kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Futbolda her iki takımın da birer kalesi ve bu kaleyi koruyan kalecisi vardır. Oyuncular arasında yalnızca kaleci belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.

FUTBOLDA SAHA ÖLÇÜLERİ

Uluslararası maçlar için oyun alanının uzunluğu 100-110 metre, eni ise 64-75 metredir. Uzun kenarlara taç çizgileri, kısa kenarlara aut çizgileri adı verilir. Taç çizgilerini tam ortalarından birbirine birleştiren ve böylece futbol oynanan alam eşit iki parçaya bölen çizgiye de orta çizgi denir.

Orta çizginin tam ortası merkez olmak üzere çizilen 9,15 metre yarıçapındaki çembere de orta yuvarlak ya da santra yuvarlağı adı verilir. Başlama vuruşları bu çemberin merkezinden yapılır. Karşılaşma başlamadan önce takımlar orta çizginin ayırdığı ve yarı alan denen bölümlerde yerlerini alırlar.

Her takımın kalesi kendi yarı alanındaki kaledir. Aut çizgisinin tam ortasında yer alan kalenin iki direğinin arası 7,32 metre, yüksekliği ise 2,44 metredir. Oyunda kullanılan topun da belirli kurallara göre yapılmış olması zorunludur. Çevresi 68-71 cm, ağırlığı ise 435-497 gr arasında olan futbol topu kolayca zıplayabilecek kadar şişirilmiş olmalıdır.

FUTBOLDA OYUNCULAR VE HAKEMLER

Futbol karşılaşmalarında her takım genel olarak kendi simgesi olan renklerde forma giyerek sahaya çıkar. Elle topu tutma hakkına sahip kalecilerin ise öbür oyunculardan ayırt edilebilmeleri için farklı giyinmeleri gerekir.

Futbol maçlarında oyunun saptanan kurallara göre oynanmasını sağlamakla görevli üç hakem bulunur. Bunlardan biri orta, ikisi de yan hakemdir. Oyunu orta hakem yönetir ve oyun içinde hakemin verdiği karar kesindir. Taç çizgisi üzerinde görev yapan yan hakemler ise orta hakemin yardımcılarıdır.

Yan hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra faullerde, elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Her biri oyun alanının bir yarısından sorumlu olan yan hakemler orta hakemi uyarmak için ellerindeki küçük bayrakları kaldırırlar.

FUTBOLLA İLGİLİ TEMEL TERİM VE KURALLAR

Futbol karşılaşmalarında 90 dakika olan oyun süresi 45’er dakikalık iki devreye bölünür. İki devre arasında 15 dakikalık dinlenme arası vardır. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamalar orta hakem tarafından oyun süresine eklenir.

Oyun alanında, kale önünde bulunan ve uzun kenarlanndan biri kale çizgisi olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarındaki bölüme ceza alanı adı verilir. Kaleciler bu alan içinde topu elleriyle tutma hakkına sahiptirler. Gene bu alan içinde, kalenin hemen önünde yer alan ve 18,32 X 5,50 metre boyutlarıyla sınırlanmış alana da altı pas denir.

Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve elle oynamalar penaltı ile cezalandırılır. Penaltı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 11 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan hareket edemez.

Bugün hangi maçlar var | 11 Nisan maç takvimi

Hakem kuralları çiğneyen takımı cezalandırmak amacıyla serbest vuruş kârarı da verebilir. Serbest vuruşların atılması sırasında kuralları çiğnemiş olan takımın oyuncularının toptan en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve bilinçli faul yaparsa bu oyuncu orta hakem tarafından sarı ya da kırmızı kartla cezalandırılır. 

Sarı kart, benzeri hareketin tekrarlanmasında oyuncunun oyun dışı kalacağının uyarısıdır. Kırmızı kart ise oyuncunun oyun dışı kaldığını belirtir. Böylece kırmızı kart gören oyuncunun takımı eksik oyuncuyla maçı sürdürmek zorunda kalır.

Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır. Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale arasında, kaleci dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt ancak karşı takımın, oyun alanı da denen yan alanı içinde gerçekleşir.

Maç sırasında topun savunma yapan takımın oyuncularından birine değmeden aut çizgisi dışına çıkmasına aut denir. Top oyuna altı pas içinde yapılan aut atışıyla sokulur. Topun, aut çizgisini savunan takımın oyuncusuna çarparak oyun alanı dışına çıkmasına ise korner adı verilir. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye korner ya da köşe atışı denen bir atış yapılır.

Topun oyun alanının dışına yanlardaki taç çizgisinden çıkmasına taç denir ve yan çizgi üzerinden taç atışıyla top oyuna sokulur. Elle yapılan taç atışını, topun dışarı çıkmasına neden olan oyuncunun rakibi olan takım kullanır. Taç ve korner atışlarından ofsayt doğmaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı