Gündem

Ak Partili eski vekilden İstanbul Sözleşmesi yorumu

Muhafazakar kadın derneklerinden Sosyal Araştırmalar Platformu’nun (ASAP) İstanbul Sözleşmesi için yaptığı açıklamaya destek veren   22. ve 24. dönem milletvekili Zeynep Karahan Uslu, konuğu olduğu Atilla Güner’le Akşam Postası programında çarpıcı açıklamalara imza attı. Hükümetin sözleşmeden çıkmayacağını iddia eden Uslu, tüm bu yaşananların, sözleşmenin toplum nezdindeki kabulünü düşürmek yerine güçlendireceğini ifade etti.

“SÖZLEŞMEDE NAFAKAYA DA DEĞİNİLMİŞ ÇOCUK İSTİSMARINA DA”

İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları, başta aile içinde olmak üzere her türlü şiddetten korumak üzere düzenlenen ilk uluslararası sözleşme olduğunu belirten Uslu, “İçinde oldukça kapsamlı bir şekilde şiddeti tanımlamakla birlikte önleme mekanizmaları ve ülkelerin bunu gerçekleştirmediğinde ilk defa uluslararası bir düzlemde de bedel ödediği hukuki bir metin.  Bana göre bugün itibariyle İstanbul sözleşmesi üzerinden yürütülen tartışmanın gerçekte ne olduğuna bakmak gerekiyor. Sadece sıklıkla ifade edildiği gibi aileyi mahvedici, ailesiz bir toplum, üçüncü cins diye ifade edilen bu da ayrıca sorunlu bir kavramlaştırma ama kadınlık ve erkeklik rollerinin yeniden tanımlanacağı hatta tanımlanamayacağı gibi hatta matruşka misali içinden sürekli matruşka çıkardıkları ve son noktada modern dünyanın değerleriyle çatışan ve dönüşen dünyanın içerisinde kendi değer yargılarının ve insan, toplum, hayat, kadın, erkek tasavvurlarının artık başka adil ve demokratik reformda rahatsızlık duyan bir bakışın varlığını görüyorum. İstanbul sözleşmesinin içine baktığımızda cinsel yönelim ifadesini, birkaç başka ifadeyi cımbızlayarak istismar edildiğini fark ediyoruz. Bu ifadelerin de tam olarak istismar edilmesiyle oluşturulan söylem ve argümanlarla süslenen ve daha sonra geleneksel değerlerimiz ve dini değerlerimiz üzerinden koruma kalkanı oluşturulan bu söyleme, bir bakışın ardında sadece İstanbul sözleşmesi yok. Nafaka hakkı da var, erken yaşta evlilikler de var ki bu çocuk istismarıdır. Bu da ayrı bir çerçeveleme yaklaşımıdır.” ifadelerini kullanarak İstanbul Sözleşmesi’nin içeriği hakkında bilgi verdi.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE KARŞI OLANLAR KÖTÜ DEĞİL”

Birçok kişinin sosyal değişimden korktuğunu söyleyen ve süreci yönetme konusunda yorumlarda bulunan Uslu,“Herkes değil ama pek çokları kendi çocukları da dahil olmak üzere çevrelerindeki sosyal değişimden bence ürküyorlar. Buna nasıl bir karşılık verecek? Nasıl bir karşılıkla yönetebiliriz süreci? Yönetmek kavramı haklı mıdır haksız mıdır? Bu bir hak mıdır, bu da ayrıca tartışılabilir. Sonuç itibariyle bir değişim var ve bu değişimi nasıl karşılayacaklar? Bu değişimle baş edilebilir mi? ‘Değişimi durdurmak’ ki ben durdurulabileceğine zaten inanmayan biriyim. Tarih de bunu kanıtlamıştır ama değişim yavaşlatılabilir mi? Bugün itibariyle yapılmak istenen tam da bu. İstanbul sözleşmesine karşı olanların da özü itibariyle kötücül olduğu kanaatinde de değilim. Dünya tasarrufları var, hayat tasarrufları, insan tasarrufları. Bu tasarrufu devam ettirebilmek adına tercih nasıl olmalıdır?” ifadelerini kullandı.

“SÖZLEŞMEDEN ÇIKIŞ TEHLİKESİ GÖRMÜYORUM”

Eski vekil Uslu, “AK Parti’nin çekilme kararı almayacağını kanaatindeyim. Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi asıl itibariyle bana göre medeniyet eşiği, demokrasi eşiği. Bu eşikten atlamış bir ’nin tekrar geriye doğru bir eşik atlaması yapacağını sanmıyorum. Hiçbir ülke şimdiye kadar sözleşmeden çıkmadı. süreci her ne kadar şu an donma noktasına gelmiş olsa bile Türkiye için kısmi ilerlemelerle de olsa süregelen bir reel sürecinde olduğunu aşikar. Hepsinden önemlisi AK Parti’nin de kendi seçmeni ve toplumun yarısının ‘yaşamsal menfaatlerini’ ilgilendiren bir sözleşmeden çekilemeyeceği kanaatindeyim. Çıkış tehlikesi görmüyorum. AK Parti, muhafazakar ve demokrat kimliğiyle kendisini başlangıcından itibaren bir şekilde konumlandıran bir parti. Duruşu da bu şekilde. Açıkça kendini deklere eden kişi ya da grupların da desteğini düşünecek olursak aynı durumun izdüşümünün AK Parti’nin genel seçmen tabanında da var olduğu kanaatindeyim.” ifadeleriyle sözleşmeden çıkmayı ihtimaller dailinde görmediğini belirtti.

SÖZLEŞME METNİNİ BİLENLERİN DESTEĞİ YÜKSEK

Vatandaşların sözleşme metnini bilmediğini söyleyen Uslu, “Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir araştırmada insanların önemli bir kısmı sözleşmeden haberdar değil. Sözleşme metninden haberdar olanların desteğinin yüksek olduğunu bir veri olarak ortaya koymak gerekiyor. Yapılacak en doğru hareket sözleşmenin gerçekte neye karşılık geldiğini, yani hakikati söylemeye devam etmek gerekiyor. Ne sözleşmeden çıkış olur ne de toplum nezdindeki kabulünün düşeceğini düşünüyorum. Tersine güçlenecektir. Bunu sadece kadınları kastederek söylemiyorum, içinde adalet duygusu barındıran erkekler açısından da kabul görecek bir metin olduğunu düşünüyorum.” sözleriyle sözleşmenin okunmasının, bilinmesinin önemini vurguladı.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı