Gündem

Ahi Evran ne demek? Ahi Evran kimdir kısaca? İşte Ahi Evran’ın hayatı ve eserleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla ‘de yayımlanan genelge ile 2021 yılı “Ahi Evran Yılı” olarak kutlanacak. Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan genelgede, “Doğumunun 850. yılı olan 2021 yılı, UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alınan Ahi Evran’ı ve yüzlerce yıldır bu topraklarda Ahilik geleneğini yaşatmış tüm esnaf ve sanatkarlarımızı rahmetle yad etmek, bilginin hikmetle, ticaretin ahlakla buluştuğu Ahilik müessesini dünya milletlerine en doğru şekilde anlatmak, bu kutsal emaneti sonraki nesillere aktarmak amacıyla 2021 yılı boyunca yurt genelinde ve yurt dışında etkinlikler düzenlenmesine karar verilmiştir.’‘ ifadelerine yer verildi.

AHİLİK NE DEMEK?

Ahilik geleneği Selçuk Devleti zamanlarında ortaya çıkmış bir gelenektir. Genel bir tanım olan ahilik meslek ve dayanışma örgütü olarak tanımlanabilir. Bu geleneğin kökleri eski Türk devletlerine kadar dayanmaktadır. Öte yandan cömertlik anlamına da gelmektedir. 

AHİ  EVRAN NE DEMEK? AHİ EVRAN KİMDİR KISACA?

Ahî Evran, kelimesinin tam bir anlamı bulunmamaktadır, çünkü bir isimdir. Ahi Evran ise  tam adıyla Şeyh Nasirüddin Mahmud Ahî Evran bin Abbas (d. 1171 – ö. 12 Nisan 1261) Ahilik geleneğini kurucusu sayılan debbağların (dericilerin) piri, 32 çeşit esnaf ve sanatkârın lideridir.

Ahi Evran ne demek? Ahi Evran kimdir kısaca? İşte Ahi Evran'ın hayatı ve eserleri

AHİ EVRAN HAYATI VE ESERLERİ

Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Ahi Evran’ın  1171 yılında ‘ın Hoy kasabasında dünyaya geldiği tahmin ediliyor. Hoy kasabası Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’den beri Türkmen yerleşim bölgesidir.

Ahi Evran’ın çocukluğu ve tahsil devresi ‘da geçmiştir. Daha sonrasında ise İran’ın Horasan ve Maveraünnehir bölgesine gelip o yöredeki büyük üstatlardan dersler almıştır. 1203 veya 1204 yılında Bağdat’a gelmiş ve burada tanıştığı Evhaddü’d Din Kirmanî’nin tavsiyesiyle Abbasi halifesi Nasır Lidinillah’ın kurmuş olduğu Fütüvvet Teşkilâtına katılmıştır Teşkilatın önemli şeyhleriyle temas kurma imkânı bulmuş, başta Kirmanî olmak üzere birçok üstattan fayda sağlamıştır. Söz konusu dönemde Bağdat’ın ilim ve irfan merkezi olması, Ahi Evran’ın çok yönlü bir fikir adamı olarak yetişmesine katkı sağlamıştır. 

1227 ile 1228 yılları arasında muhtemelen Sultan I. Alaeddin Keykubad’ın arzusuyla Konya’ya yerleşen Ahi Evran, burada da sanatını icra etmiştir. Fakat Ahilerin en büyük hamisi olan Sultan I. Alaeddin Keykubad, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in tertiplediği bir suikast sonucu öldürülünce, pek çok Ahi ve Türkmen cezalandırılmıştır.  Ahi Evran da hapsedilmiştir. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra 1245 yılında serbest bırakılan Ahi Evran, buradan  Denizli’ye geçmiştir. 1247’de ise Mevlana’nın oğlu Alaeddin Çelebi’nin Mevlana’nın hocası Şems-i Tebrizi’nin öldürülmesinde parmağı olduğu iddiası yayılmıştır. Ayrıca Ahi Evran ile Alaeddin Çelebi’nin bu süreçte birlikte olduğu ve Mevlana ve hocası Şems-i Tebrizi ile Ahi Evran arasında çekişme olduğu bilinmektedir. Bu olaydan sonra da Kırşehir’e gidip yerleşir ve hayatının sonuna kadar (15 yıl )burada kalmıştır.

Yaşamının son günlerine doğru Anadolu Selçuklu Devleti’ndeki taht mücadelelerine karışmıştır. II. İzzeddin Keykavus tarafını tutmuş, Mevlana ve çevresi ile siyasi ihtilafa düşmüştür. Bu ihtilafta da Mevlana’nın oğlu Alaeddin Çelebi, Ahi Evran’ın yanındadır.

Ahilik teşkilatının yayılmasında etkisi olan Ahi Evran,  92 yaşındayken Kırşehir’de vefat etmiştir. Mevlana’nın diğer oğlu Sultan Veled’in, Ahi Evran’ın ölümü üzerine yazdığı rubaide geçen ay tutulmasına dayanarak 12 Nisan 1261’deki meydana gelen parçalı ay tutulması aynı zamanda Ahi Evran’ın ölüm günüdür. 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı