Gündem

15 Temmuz darbe davaları platformu avukatlarından açıklama

İSTANBUL (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan davalara müdahil olarak katılan Darbe Davaları Platformu ve Hukukçular Derneği avukatları ile 15 Temmuz Derneği, darbe girişiminin 4. yılı dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde 15 Temmuz Darbe Davaları Platformu ve Hukukçular Derneği adına toplanan çok sayıda avukat ile 15 Temmuz Derneği temsilcileri basın açıklaması yaparak, darbe girişimine ilişkin açılan davalar hakkında bilgi verdi.

Darbe Davaları Platformu Başkanı avukat Mehmet Alagöz, darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçtiğini ve çıkan olaylara dair 289 dava açıldığını belirterek, söz konusu bu davaları 250’ye yakın avukat meslektaşıyla birlikte takip ettiklerini ifade etti.

Yargılamaların Türkiye genelinde 58 ilde yapıldığını, 289 davadan 15’inde yargılamanın sürdüğünü, diğer dosyaların karara bağlandığını aktaran avukat Alagöz, “İstanbul’da şehit ve gazilerimizin bulunduğu davaların ilk derece mahkemelerindeki birinci aşamaları tamamlandı. Ancak tefrik edilen firari sanıklarla ilgili ve kısmi bozmalarla ilgili 15 dava devam etmekte. Ankara’da da darbenin merkez üssü konumunda olan “Akıncı üssü”, “Cumhurbaşkanlığı muhafız alayı” ve “Kara Kuvvetleri Komutanlığı” davaları halen devam ediyor ve savcılıklar esas hakkındaki mütalaalarını açıkladı. Sanıkların esas hakkındaki son savunmaları alınıyor. Bizler 251 şehidimizin ve 2 bin 700’ü aşkın gazimizin avukatları olarak bu davaları başından sonuna kadar takip ettik, istinaf süreçlerini ve yargıtay süreçlerini de sonuna kadar takip edeceğiz.” diye konuştu.

Avukat Alagöz’ün ardından konuşan 15 Temmuz Derneği Başkanı Tarık Şebik, şehit aileleri ve gazilerle birlikte çok sayıda dava süreci takip ettiklerini kaydederek, “Onların o haklı haykırışına, en azından sıkıntılarına, yaralarına merhem olmaya çalıştık. Ne olursa olsun giden canlar var, gazilerimizin bir kısmının geri gelmeyecek uzuv kayıpları var. Rehabilite tedavisi halen devam edenler var. Allah onlardan razı olsun. Şu anda burada vatan millet sevdalısı fedakar avukatlarımızla beraberiz. Darbe davalarını başından bugüne kadar ve hatta bugünden sonra takip edecek avukatlarımız.” dedi.

Türkiye’nin bağımsızlığını yakalayacak ve ekonomik özgürlüğe kavuşacak duruma geldiği zaman emperyal kuvvetlerin, yerli iş birlikçiler sayesinde darbe girişimi yaptıklarını dile getiren Şebik, “Her 10 yılda bir gördüğümüz bu darbelerde aslında ilk defa bir şeye şahitlik ediyoruz. O da bu darbeyi yapmaya çalışanların suçüstü yakalanıp yargıya teslim edilme süreci. Bu manada tarihi bir an. Eğer biz 60’da da darbeyi yapanları bu şekilde yargılayıp cezalandırsaydık bir daha darbeyi düşünen zihin kalmayacaktı. Dolayısıyla bu manada bu davaların görülüyor olması, bu davaların milletimizce takip ediliyor olması çok önemli. Ama ne olur ne olmaz, bundan sonraki takip sürecimiz, infaz süreci olacak. Geçmişte eğer bu davalar görülüyor olsaydı, en azından kimse bu kadar rahat davranamazdı.” ifadesini kullandı.

-Hukukçular Derneği

Hukukçular Derneği Başkanı avukat Cavit Tatlı da sürecin başından sonuna kadar davaları takip ettiklerini anımsatarak, diğer meslektaşlarıyla birlikte herkesin ceza alması için değil, hak edenin hak ettiği cezayı alması için bu süreçte bulunmaya çalıştıklarını söyledi.

Sürecin halen de devam ettiğini vurgulayan avukat Tatlı, “Biz darbeyle 60’ta hesaplaşamadık, 70’te hesaplaşamadık, 80’de hesaplaşamadık, 28 Şubat darbesiyle de 30 yıl sonra hesaplaşmaya kalktık. İlk defa bizim elimizde 15 Temmuz 2016’da darbeyi yapanlarla sıcağı sıcağına hesaplaşma imkanımız var. Bunu da hukuk çerçevesinde adil, bağımsız mahkemeler önünde yapmaya çalışıyoruz. Avukatlar olarak üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. İnşallah yapmaya çalıştığımız bu faaliyet ileride bu ülkenin yüz akı olarak önümüze gelecektir. Kendimiz için değil, torunlarımız için, gelecek kuşaklar için bu faaliyetin içindeyiz. İnşallah hak eden herkesin hak ettiği sonucu alacağı bir yargılama olur. Biz de bunun takipçileri olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

-15 Temmuz Darbe Davaları Platformunun ortak açıklaması

Tatlı’nın ardından avukat Ömer Faruk Karagüzel, 15 Temmuz Darbe Davaları Platformu adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Açıklamada, darbe girişiminde Marmaris’te 2, İstanbul’da 99 ve Ankara’da 150 kişi olmak üzere toplamda 251 kişinin şehit olduğu, 2 binden fazla kişinin yaralandığı ve gazi olduğu hatırlatıldı.

Bu saldırının başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet olmak üzere Türk milletinin cesur direnişi ile durdurulduğu belirtilen açıklamada, “15 Temmuz hain darbe girişimine teşebbüs eden teröristlerin yargılanmalarına hızlıca başlanmış, darbeci hainlerin hukuk önünde adil bir şekilde yargılanıp en ağır cezaları almaları için gönüllü hukuk insanlarının büyük özverisi ile yargılama süreçleri yürütülmüştür. Bugün gelinen noktada darbe teşebbüsünü planlayan, katılan, aktif eylemlerin içerisinde bulunmak üzere kışlalardan çıkan örgüt mensupları ile illegal yöntemlerle kamu imkanlarını örgüt lehine kullanarak suç işleyen örgüt mensupları hakkında ilk derece Mahkemelerindeki yargılamaların büyük bir kısmı tamamlanmıştır. İstinaf ve Yargıtay süreçleri ise devam etmekte olup, Yargıtay aşamasında görülen bazı dosyalar ise usul yönünden bozularak ilk derece mahkemelerinde yeniden görülmektedir.” denildi.

Açıklamada, Türkiye genelinde toplam 289 fiili darbe davası görüldüğü, ayrılan dosyalar, İstinaf ve Yargıtay aşamalarındaki kısmi bozulmalar ile dava sayısının 300’ü aştığı bilgisine yer verilerek, “Başlangıçta açılan 289 fiili darbe davasından 275’i ilk derece mahkemelerinde karara bağlanmış olup 14 davanın yargılamaları halen devam etmektedir. Darbeciler tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde 27 farklı noktadan saldırı yapılan İstanbul ilinde şehit ve yakınlarımızın bulunduğu ilk derece mahkemelerindeki davaların tamamında ilk kararlar verilmiş, istinaf ve Yargıtay süreçleri ise devam etmektedir. Ancak firari sanıklar veya eksiklikler nedeniyle tefrik edilen davalar ve kısmi bozmalarla ilgili 15 dava halen İstanbul ilinde görülmeye devam etmektedir.” ifadelerine yer verildi.

-Darbe sanıklarına verilen cezalar

Ankara’da darbenin merkez üssü olarak kullanılan Akıncı Üssü’nde gerçekleşen olaylara ilişkin 469 sanıklı Akıncı Üssü Davası, 142 sanıklı Kara Kuvvetleri Komutanlığı davası ve 535 sanıklı Muhafız Alayı Davasının devam ettiği vurgulanan açıklamada, bu davalarda da sanıkların son savunmalarının alındığı kaydedilerek, “289 fiili darbe davasından 14 dava ilk derece mahkemesinde derdest olup 10’u gerekçeli karar aşamasındadır. 56 dava istinaf aşamasında, 155’i ise Yargıtay aşamasındadır. 54 dava ise tüm aşamalardan geçerek kesinleşmiş durumdadır.” bilgisine yer verildi.

Açıklamada, Türkiye genelinde ilk derece mahkemelerince karar verilen 275 fiili darbe davasında toplam 7 bin 376 kişi hakkında karar verildiği bildirilerek, “Bin 315 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, bin 217 sanığa müebbet, bin 598 sanığa 1 yıl 2 ay ile 20 yıl arasında değişen sürelerde süreli hapis cezası, 2 bin 692 sanığa beraat, 554 sanığa ise ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Yargılanan sanıklardan 130’u general olup, bu generallerin 72’si ağırlaştırılmış müebbet, 20’si müebbet, 18’i süreli hapis cezası olmak üzere 110 general hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, 20 general ise beraat etmiştir. Yargılanan subaylardan 900’ü ağırlaştırılmış müebbet, 429’u müebbet, 689’ı süreli hapis cezası almış, 408’i ise beraat etmiştir.” denildi.

-“Bu davaları milletin ve ümmetin davası olarak görüyoruz”

Açıklamada, avukatlar olarak yargılamalarda masumların ayıklanması, suçlu olanların ise hak ettikleri ceza ile cezalandırılması arzusu ve çabası içinde oldukları belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Mahkemelerde de bu ayıklama çabasının bulunması, her sanığın eyleminin ayrı ayrı ortaya konulması bizleri de müdahil avukatlar olarak memnun etmektedir. Yargılama aşamasında suçüstü yakalanan ve her türlü maddi delille suçları kanıtlanan bazı sanıkların dahi aleni yalanlarına, manipülasyon çabalarına tanık olduk. Terör örgütünü ve örgüt üyelerini korumaya, gerçekleri gizlemeye ve üstünü örtmeye çabaladılar. 15 Temmuz şehitlerinin, şehit yakınlarının ve gazilerin avukatları olarak bu davaları milletin ve ümmetin davası olarak görüyoruz. 15 Temmuz 2016 gecesi milletimiz, hukukuna sahip çıkarak tarihte ender görülen bir direnişle darbeyi püskürtmüştür.

Milletin hukukçuları olarak bu davaları milletimizin, şehitlerimizin, şehit yetimlerinin, gazilerimizin emaneti olarak görmekteyiz. Bu emanete başından itibaren bugüne kadar sahip çıktık bundan sonra da sahip çıkacağız. Darbecilerin ihanetine, cürümlerine ve yalanlarına rağmen adaletten ayrılmayacağız. Bunu Rabbimize verdiğimiz söz ve hukukçu sorumluluğumuz gereği yapacağız. Bütün cürümlerine rağmen, FETÖ ile mücadelenin, hukuk devleti anlayışı çerçevesinde yargı eliyle gerçekleştirilmesinden yanayız. Masumların ayıklanması, suçluların ise cezasız kalmayıp en ağır şekilde cezalandırılmaları için hukuk ve adaletten ayrılmayacağız. Darbecilerin gerçek dışı, mesnetsiz ve soyut iddialarla darbe davalarını uluslararası kurumlara taşıma çabası içinde olduklarını, çeşitli manipülasyonlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye çalıştıklarına da şahit oluyoruz. Bizler darbe sanıklarının ‘savunma hakkım kısıtlandı’ diyerek söze başlayıp bir veya birkaç gün savunma yaptıklarını biliyoruz. Milletimiz 15 Temmuz gecesi vatanına sahip çıktı. 15 Temmuz direnişini ve şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız.”

Kaynak: AA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı