Gündem

10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk’ün ölümünün kaçıncı yılı?

Türk milletinin matem günlerinden biri 10 Kasım 1938 tarihidir. Cumhuriyetinin kurucusu olan ‘ün aramızdan ayrıldığı gün olan 10 Kasım’da tüm Türkiye’de saat 09.05 geçe sirenler çalar ve milyonlarca vatandaş elindeki işi bırakarak saygı duruşunda bulunurlar. Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıl dönümü olan 10 Kasım’da Ata’sını anmak isteyenler bir yandan da 10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk’ün ölümünün kaçıncı yılı?  sorularının yanıtlarını araştırıyorlar. İşte detaylar…

10 KASIM NEDİR?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu Ulu Önder Atatürk’ün çok sevdiği ülkesine ve hayata veda ettiği gündür 10 Kasım. 1938 yılı 10 Kasım günü saat 9’u 5 geçe aramızdan ayrılan Atatürk o gün çeşitli etkinliklerle anılır. 10-16 Kasım haftası; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk’ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk’le ilgili filmlerin gösterildiği Atatürk’ün anıldığı hafta olarak Türk halkı tarafından kutlanır. Atatürk’ün aramızdan ayrılığı gün, ziyaret edilir, Ankara’da resmi tören yapılır. Her 10 Kasım’da Türkiye’de yaşam durur ve bayraklar yarıya indirilir.

10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılı?

10 KASIM’DA NE OLDU?

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e rahatsızlığı nedeniyle 1938’li yıllarda siroz teşhisi konuldu. Avrupa’dan doktorlar getirildi ancak Atatürk’ün sağlık durumunda beklenen olumlu gelişme olmadı. Atatürk, 10 Kasım günü Perşembe günü saat 09.05’e geçe hayatını kaybederek tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Ölümü nedeniyle milyonlar göz yaşı döktü. Atatürk’ün naaşı düzenlenen törenle Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine konuldu. 15 yıl sonra da 10 Kasım 1953’te Atatürk kendisi için yaptırılan Anıtkabir’de toprağa verildi.

10 KASIM RESMİ TATİL Mİ 2020? 

10 Kasım Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümüdür. Bu günde resmi törenlerle Atatürk’ün yanı sıra şehitlerimizi de anarız. 10 Kasım resmi tatiller arasında yer almamaktadır. 

İşte 2020 yılı resmi tatilleri:

Yılbaşı  1 Ocak Çarşamba 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (Perşembe)

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (Cuma) 

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı  (Salı)

23 Mayıs   Arifesi Cumartesi (Yarım gün)

24 Mayıs Ramazan Bayramı Pazar günü  (1.Gün)

25 Mayıs Ramazan Bayramı Pazartesi günü (2.Gün)

26 Mayıs Ramazan Bayramı Salı günü (3.Gün)

 Demokrasi ve Milli Birlik Günü (Çarşamba)

30 Temmuz  Kurban  Bayramı Arifesi Perşembe (Yarım gün)

31 Temmuz  Kurban  Bayramı  (1.Gün) Cuma

1 Ağustos Kurban  Bayramı (2.gün) Cumartesi

2 Ağustos Kurban  Bayramı (3.gün) Pazar 

3 Ağustos Kurban  Bayramı (4.gün) Pazartesi

(Pazar günü)

28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi Çarşamba günü (Yarım gün)

29 28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Perşembe günü

10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılı?

ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜN KAÇINCI YILI?

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 82. yılında anacağız.

10 KASIM’IN ANLAM VE ÖNEMİ NEDİR?

Her yıl 10-16 Kasım tarihleri arası Atatürk Haftası olarak kutlanır. 10-16 Kasım tarihlerini kapsayan hafta Türk milletini ve Türk topraklarını işgalcilerden kurtulmasında önemli rol üstlenen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrıldığı hafta olarak bilinir. Hayatı boyunca varlığını Türk varlığına armağan etmiş, halkın kendi kendini yönettiği Cumhuriyet idaresini kurmuş, yaşamı süresince yapmış olduğu devrimlerle, ülkemizi çağdaş ülkeler seviyesine ulaştırmış dünya lideri Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat 9’u 5 geçe hayata gözlerini yumdu.

ATATÜRK TÜM DÜNYADA ÖZLEMLE ANILIYOR

80 yıl önce bugün sevdiklerine veda eden Atatürk, her yıl daha fazla saygı, sevgi ve özlemle tüm dünyada anılıyor. Her yıl 10 Kasım günü Ata’nın aramızdan ayrılışı törenlerle hatırlanır ve bu günde Atatürk’ün vatanseverliği, kişiliği, devlet adamlığı, fikirleri ve yurdumuzun kalkınmasındaki çalışmaları anlatılır, yaptıkları anlamaya ve kavramaya çalışılır. 10-16 Kasım tarihleri arasındaki, Atatürk Haftasında Atatürk ün yaşamını ve çalışmalarını anımsarız. Hafta süresince vatanseverliği, kişiliği, devlet adamlığı, fikirleri ve yurdumuzun kalkınmasındaki çalışmalarını anlatılarak özlemle yad edilir.

10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılı?

10 KASIM MESAJLARI

– Her 10 Kasım’da olduğu gibi bu 10 Kasım’da da Atatürk’e olan bağlılığımızı ve sevgimizi ortak düşünce ve duygularla bir kez daha dile getiriyor, büyük önderimizi özlemle anıyoruz.

– Yine bir 10 Kasım ve sen yoksun. Seni çok özledik be Atam. Sensiz geçen yıllarda boşluğun hiç dolmadı.

– Her 10 Kasım’da olduğu gibi bu yıl da atamızı özlem ve saygıyla anıyoruz kendisine ve silah arkadaşlarına rahmet diliyorum…

– Bu yüce millet bir 10 Kasım’da daha Anıtkabir’e akın akın gidiyor. 77 yıldır unutulmadın unutulmayacaksın rahat uyu paşam emanetlerin bizimle güvendedir.

– Unutturamaz! Seni hiç kimse unutulmakta biz… Her yerde sen her şeyde sen bilmem ki nasıl söylesem. Atam rahat uyu. Emanetini çiğnetmeyiz. Her birimiz Mustafa kemal in askerleriyiz.

– “Bu vatan senin gibi bir kahramanı ebediyen bir daha görmeyecek yerinde rahat uyu…”

– “Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran büyük şahsiyet sen Türk milletinin kalbinde ebedi yaşayacaksın.”

– “Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.”

– “Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur.”

– “Seni anlıyoruz büyük Atatürk, seni seviyoruz tüm kalbimizle, seni özlüyoruz büyük Atatürk, seni anıyoruz 10 Kasım gelince.”

– “Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir.”

– Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.”

10 Kasım resmi tatil mi 2020? 10 Kasım bu yıl hangi güne denk geliyor? Atatürk'ün ölümünün kaçıncı yılı?

EN GÜZEL 10 KASIM ŞİİRLERİ

Büyük Atatürk’e

Binerken rıhtımdan, Bandırma vapuruna,
Tek düşüncendi senin; “Vatan, Millet, Sakarya”.

Çakmak gibi gözlerin, dalarken ufuklara,
İlaç olacaktın milletin, kanayan yarasına.

Yarın çok geç olurdu, durma nedir bilmedin,
Erzurum’dan Sivas’a, yıldırım gibi geçtin.

Bağımsızlık ateşini, sen yaktın bu vatanda,
Kongrelerle başlayan, Kurtuluş Savaşı’nda.

Bizler Cumhuriyetini, taşıyacağız sonsuza,
Atam sen rahat uyu, aziz vatan toprağında.

Birkan Soylu

ATATÜRK YAZAR

Sordum seni;

Dağına, taşına Türkiye’min,

Herkes kendinden emin,

Yükseldi gür sesler;

Umutlar, sevgiler:

O biziz, O bizleriz.

Hepimiz bir parçayız

Atatürk’ten,

Bütün doğa,

Atatürk’ü anar,

Atatürk’ü şaşar.

Her şeydir O Türkiyem’de.

Göller, ırmaklar, ormanlar.

İmza imza Atatürk yazar.

 M. Vasfi Saral

Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,

Mavicek bebelerin, ak kızların,

Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,

Bir 10 Kasım gecesi

Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:

-Ey Türk gençliği…

Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,

Şimdi destan ellerimle yazıyorum,

Yeşiline suyun,

Kuşun,

Yelin,

Yaprağın:

“Ne Mutlu Türküm Diyene.”

Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,

Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim

Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,

Elimde tebeşir

Yazıyorum kara gecenin üstüne

Yazıyorum armağanımı:

“Övün, Çalış, Güven.”

Fazıl Hüsnü Dağlarca

ATATÜRK’ÜN HAYATI

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise  Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Atatürk’ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği’nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik’e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi’sini bitirip, İstanbul’da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi’ne devam etti. 11 Ocak 1905’te yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam’da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907’de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır’a III. Ordu’ya atandı. 19 Nisan 1909’da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa’ya gönderildi. Picardie Manevraları’na katıldı. 1911 yılında İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911’de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912’de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912’de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne’nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915’te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ’da görevlendirildi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’nda, Mustafa Kemal Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine “Çanakkale geçilmez! ” dedirtti. 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915’te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı’nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915’te Arıburnu’nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos’ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos’ta Kireçtepe, 21 Ağustos’ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal’in askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları’dan sonra 1916’da Edirne ve Diyarbakır’da görev aldı. 1 Nisan 1916’da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep’teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917’de İstanbul’a geldi. Velihat Vahidettin Efendi’yle Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad’a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918’de Halep’e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelip Harbiye Nezâreti’nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919’da Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919’da Ankara’da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması’nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşan I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye – ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü’nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.

Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması’yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922’de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923’te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Atatürk Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler:
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi:
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934’de TBMM’nce Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku’nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923’de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05’te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı